bor.sehri.sitemynet.com
Ömer Fethi GÜRER

Bor Şehri
Bor
Mektuplar
Atatürk
Turizm
Balcı Köyü
Pınarcık Köyü
Çınarlı Köyü
Çukurkuyu
Gözlemler
Yeşilburç
Kapadokya
Niğde'ye Bakış
Tarih
Söyleşi
Gazeteler
Mesajlar
Niğde
Adresler

Turizm



TURİZM İÇİN
NE DÜŞÜNÜYORUZ?

Ömer Fethi GÜRER

Niğde'de tarihi doku ve Turizm konusunda yerel basınımız yıllardır haber yapar. Konuyu gündeme alır. Bu kez Niğde Anadolu Gazetesi "Neden ve niçinleri" ile bu konuyu sürekli gündemde tutarak herkesi ve herkesimi Niğde için yeniden bir şeyler yapmaya ve düşünmeye çağıran çalışma başlattı.

Konu çok önemlidir. Bir gazetenin konuyu aksettirmesinden öte turizmde hamle bir Niğde olayıdır. Bu nedenle gerekli çabaya, ciddi çalışmalara ve sonuca götürecek uğraşlara katılıp destek sağlamak, bilgi, öneri aktarmak duyarlı olan herkes için bir görevdir.

Niğde için bir kampanya olarak Turizmde hak edilen paylar alınıncaya kadar bu çabanın devamı gereklidir. Yapılması gerekenler bilinmektedir. Niğde, il genelinde tarihi ve doğal zenginlik merkezidir. Hangi yöne bakarsanız bakın önemli tarihi eserlere, sonuçları açığa çıkan kazı çalışmalarına rastlarız. Niğde yer altında tarihi zenginliklere sahip olduğu gibi, ayakta kalan tarihi eserleri de şaheser özellikte ve güzelliktedir. Kapadokya'da ne bir Gümüşler Manastırı, Sadece bir Tyana veya bir Köşk ya da Roma Havuzu değil... Niğde taş evleri konakları Niğde'linin kıymetini bilemediği mücevherlerdendir.. Diğer illerimizde Niğde'de yıkılsın diye onarılmayan eski evlerin benzerleri para karşılığı müze diye turistlere gezdirilmektedir. Niğde'de tarihi eserlerin bolluğu sebebiyle, ne yazık ki yıkma gibi düşüncelere girilmektedir. Niğde Kale çevresi dahi günümüzde Turist çeken bir çok bölgemizden daha ilginçtir. Ama Bu bölge turizm için bir proje olmadığından Niğde göbeğinde harabe olarak durmaktadır. Niğde köy, kasaba, ilçe ile merkezi ile detaylarına gidildiğinde dolu dolu bir dokudur. O anlamda eksik olan bu zincirin halkalarının bir gerdanlık olarak Niğde'mizin boğazına bir türlü takılamamaktadır.

Niğde Niğde'yi sevenler ile ayağa kalkacak doluluktadır. Bu bağlamda önce NİĞDE'Lİ NİĞDE'Yİ TANIMALIDIR. SONRA TÜRKİYE VE YURTDIŞINA AÇILIM düşünülmelidir. Acı ama gerçek şu ki : "Niğdeli daha Niğde'yi tanımamaktadır." Her kişi oturduğu mahalle ile gördüğü çarşı ve birkaç noktadan ibaret bir doku olarak dar bir çerçeveden Niğde'ye bakmaktadır.

Başka illerde ilgi ile turistlerin gezdikleri aynı özelliklerdeki bir çok yere gösterilen ilgi Niğde'de farkedilmemektedir. Önce Niğdeli Niğde'yi tanımalı öğrenmeli ve sonra da tanıtmalıdır. Birkaç bürokrat hariç Niğde genel dokusu içinde zenginliklerine tanık olan çok az kişi vardır. Niğde çok eski tarihlere uzanan bir geçiş noktası olma özelliği ile bilinenden daha çok uygarlığın gelip geçtiği yerdir.

Niğde için yapılması gerekenler öncelikle iyi irdelenmeli ve saptanmalıdır. Bu bağlamda öneri ve düşüncelerimizi de ayrıca yazacağım.
30 yıldır Niğde için yazdıklarımızda tarih doğa ve turizm ile ilgili her bilgide mutlaka kaynağından, ana yerinden ya da verilerden yararlandık. O nedenle Niğde bizim için çok farklı özelliklerin ve güzelliklerin merkezidir. Niğde'yi gezen, gören ve hisseden çok şeyi öğrenir ve tanımış olur.

Turizmi keşfedenler o sayede kalkınanlar oldu. Bu bağlamda Niğde Turizmden ne bekliyor ya da neyi istiyor. Bu soruya doğru yanıt bulunmalıdır.

Niğde için, Turizmle ilgili Niğde Anadolu gazetemizce başlatılan kampanyada amaç Niğde turizmden daha çok pay alması mıdır? Yoksa elinde olan değerlerden aynı zamanda Niğde'nin dolayısıyla Niğde'linin de kazanması mıdır? Bu soru öncelikle yanıtlanması gereken bir sorudur. Kampanya doğru bir çabadır. Ancak Turistler Niğde'ye KAMPANYA ile gelebilirler mi? Bu NEDENLE "neler yapılmalı?" Bunu tesbit etmek zorundayız. Turizmde birden çok etken vardır. Sizin çok iyi kumaşınız olabilir ama, iyi bir terzi bulamazsanız o kumaşınız hiç bir işe yaramaz. O anlamda Niğde'ye turistlerin gelmesini istiyor muyuz? Öncelikle bu soruyu bir sorup sonrasında konuya bakmak lazım. Niğde'de kime sorarsanız sorun... "Niğde'ye bu konuda ilgililerce gereken ilginin gösterilmediğini" söyleyecektir. Turistlerin gelmesini isteyenlerin çoğunlukta olmasına rağmen bu gözlem devam etmektedir.

Peki, o zaman; Turistler ne için geliyorlar? "Doğa ve Tarihi güzellikler için..." İlk aklımıza gelen yanıt bu olur... Bu da Niğde'de var. Hem de çok çok fazlasıyla var. Böyle olunca bu konuda bir sorun yok.

Niğde'deki tarihi ve doğal güzelliklerde mevcutlara ekler yapılarak Niğde'ye bir bütün olarak bakılarak birkaç dilde tanıtım kitapları çıkarılabilir. Tur ve diğer tanıtım için ilgili firmalarla ilişkiler kurulup turistlerin gelmeleri sağlanabilir. Diyelim ki turist Niğde'ye turlar ile gelmeye başladı. Niğde buna hazır mı? İşte o noktada sorunlarımız var.

Öncelikle 3 ve 4 yıldızlı otellerimiz var... Ama geziye çıkan turistler bu tür yerlerde konakladığı gibi otantik yerler de arıyor. Onların kendi ülkelerinde otellerin kralı var. Onun için kilometrelerce yol kat ettikleri yok. Doğal olanı arıyorlar.

Yani Niğde 3 ve 4 yıldızlı otellerin yanında mutlaka birkaç ev onararılarak Apartman otel türünde eski yaşamda kullanılan aksesuarlarla odaların döşenmesi düşünülebilinir. Bu konuda Niğde'mizin çok büyük eksiklikleri var... Oysa Niğde konaklamaya hazırlanacak çok eski konak evlerimiz onarım beklemektedir. Bunlardan bir kaçı onarılarak bu iş için hazır hale getirilmelidir. Turizm bir tarih,doğa ve keşif olayı ise de bunun yanında eğlence ve merak ile de beslenmelidir. Bölgeye gelen Turistler tarihi eserleri sabahtan akşama kadar gezmelerini takiben akşamları da konaklamaya Nevşehir'e ya da farklı bir ile giderlerse Niğde'mizin turizm açısından cazibeli olduğunu söyleyemeyiz. İşte o turistlerin de Niğde'ye katkısı sınırlı olur. O ne isterse onun olacağı bir doku yaratılmaz İSE Niğde'de göreceğini gördükten sonra neden konaklasın ki?

Örneğin bir kent çarşısını gezmek isteyecektir. Neresi var? Niğde'ye özgü el sanatlarının yapıldığı yerler var mı? Belki birkaç halı tezgahından öte toplu bir çarşı bulunuyor mu? Gaziantep, Maraş, Diyarbakır, Adana'da örnekleri olduğu gibi yerler var mı?

Oysa değişik el sanatlarımız vardı. Mesleklerde, ustalarda tek tük kaldı. En azından onlar ile bir doku kurulup çırak yetiştirmeleri sağlanabilir. Bu bağlamda BEDESTAN HIZLA onarılarak AÇILMASI SAĞLANIP kapalı çarşı olarak hizmete açılabilir. Niğde için CULLAZ çok önemli bir dokudur. Turizm olacaksa mutlaka bu alanda kurtarmalar devam etmelidir

Turist sanatsal üretim merkezlerine ilgi duyar, farklı bir sergi onun çekim alanıdır. O nedenle de Niğde Kalesi bir an önce onarılıp ziyarete açılarak burada sergi gibi etkinlikler için olanak yaratılmalıdır..

Peki Niğde için turistlerin gidebilecekleri veya yemek yiyebilecekleri, yöresel özellikleri gözleyecekleri yerler var mı? Bizim gittiğimiz lokantalardan diyorsanız varda turist için çekici yöresel yemekleri tanıtacak yöresel giysilerle hizmet verilecek bir yer var mı? Bildiğimiz kadarı ile yok. İnsanlarımızın Niğde'de otantik müzik dinleyecebilecekleri veya aileleriyle gidebilecekleri bir tarihi mekan var mı? O da yok.

Yine ailece gidilecek bir eğleneceği yer var mı? O da yok. Kısacası yemek, eğlenmek, gündüz gezdiği yerlerin görünüm zenginliğinde gece bu bölgede kalmasını sağlayacak bir etkinlik cazibe bulunuyor mu? O soruya da yanıt hayır.

Yani Turist Niğde'ye akın akın gelse Niğde bundan ne kazanacak. Çünkü gelen turist para bırakırsa Niğdeli bundan yarar sağlar onun yolu da Turistin talebine uygun alanlar yaratıp başka yerde yapacağı harcamaları bölgede yapmasını sağlamaktır.

Niğde'de turist sokakta caddede rahat gezebilir ama kimi yerde veya ilçede halen gelen turiste tepeden tırnağa kadar bakan gözler vardır. Bu bakışlar ve tavırlar turisti iter.O nedenle bölgede eğer turizm canlanması sağlanacaksa MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ konuyu farklı biçimde ele alıp en azından liselerde turistlere karşı bir bilinç oluşumu için mevcut mevzuattan öte Niğde yereli için bir çalışma programı başlatabilir mi?

Turistler aradıklarını buldukları yere giderler. Safranbolu'da ahırları bar yapmışlar. Eski evlerin altında masa yanında eşek bağlanan tokları dahi çıkarmamışlar. Ama mekanı öyle değişik biçimde kullanmışlar ki ahırdan güzel bir sohbet alanı doğmuş... Nevşehir'de toprağı oyup yer altı diskoları oluşturmuşlar. Bu yerlere otantik bir hava vermişler. Halk iki bölgede de kendi yaşamında ama turizm için oluşturulan dokudan da rahatsız değiller.

Niğde'de, Bor Kayabaşında İl Özel İdare ile Belediye ait bir mekan vardı. Güzel bir yerdi. İki resmi kurumun kiraya verdiği yer batakhane olduğu söylendi. Sonra kapandı. Müftülük alıp onardı. Kurtardı. Yani resmi kurumlar dahi bir yeri işletmeyi beceremedi. Şimdi turistler için yapılacak yeni yerlerde işler nasıl yürüyecek?

İşte bu sorunun yanıtı basit. EVLİLİK CÜZDANI OLANLAR VE PASAPORTU BULUNANLAR haricindakilerin bu gibi mekanlara girmesi yasaklanabilir. Özel güvenlik elemanları kapılarda görevlendirilebilir. Bu konular kadar basit önlemlerle halledilebilir.

"Ben içmiyorum" diye turistlerin yemesini, içmesini ve oynamasını engelleme gibi bir şansımız yok. Herkes kendi yaşamının yolunu kendisi çizer. Ama sorun olmaması için değişik yollar var. Bu tür özel mekanlarda evlilik cüzdanı veya pasaport göstermeyi şart koştuğunuz da sorun aşılır ve biter.

Niğde'de bir çok kişi Niğde dışında eğlenmeye gidiyor. Ailesi ile gideceği mekan yok gibi. Öyle olunca Niğde'linin de parası dışarı akıyor.

Bizim insanlarımız bir tuhaf. Memleketinde her yeniliğe karşı olan başka memlekete gitti mi hep memleketinde olmasın dediğine koşuyor. NİĞDE ÜNİVERSİTE KENTİ OLDU. Daha çözemediği basit sorunları var. Bir de turist gelsin isteniyor.

Turist Niğde için gelir gelir ama Niğdeli bu işten kazanacaksa OYUNU KURALINA GÖRE OYNAYACAK. Aksi taktirde kimi tarihi dokuya yüzlerce turist gelir ama Niğde'ye bir katkısı olmaz. BU TERCİHTE NİĞDE'LİNİN. Benim açımdan Niğde'ye gelsinler doğal ve tarihi doku zenginliğini görsünler yeter, ama bu nedenle gelirse gelsin deniyorsa onu diyenlerin olayı yukarda anlattığım yönü ile de düşünmeleri doğru olandır.

NİĞDE TURİZM VE
TANITMA VAKFI

Ömer Fethi GÜRER

"Bacasız Sanayi" Turizm ile ilgili 1974 yılından beri Niğde yerel basınında yazdığımız yazılar 1000'i geçmiştir. Niğde için bu konuyu çok önemsedik. Her kere bir umut doğdu ve durdu. Bu kere Niğde Anadolu Haber Konuyu gündem yaptı. Niğde bir değişimi mutlaka bu bağlamda yakalamalıdır. Niğde için "Niğde Tanıtılamıyor" dediğimizde kimi zaman tepkide aldık. Yapılanlar anlatıldı. Biz emek verenleri her dönem alkışlamışızdır. Sözümüz yokluk içinde çaba harcayan bir avuç insanı eleştirmek için değildir. Olması gerekenler konusunda daha çok kişi, kuruluşun katılımı sağlanması ile işin profesyonel anlamda gündemde yer bulmasıdır. Birkaç bürokratın çabası ile bu işler artık sonuç vermememektedir. Bu anlamda NİĞDE TANITIM VAKFI kurulması şarttır. Dünya ve Ülkemizde konu profesyonel bir bakış ile sonuç verdiği açıktır. Bu iş için bir bütçe şarttır. İşin uzmanı kişiler bu çalışmalarda olmalı ve Mutlaka ÜNİVERSİTE konuya duyarlı yaklaşmalıdır. Üniversite çok çok önemlidir. Belediye Başkanları, Sanayiciler, Dernek, Sendika ve Demokratik Kitle örgütleri bu işin içinde olmalıdır. Daha öncede yazdığımız bir yazımızda konuya dikkat çekmiştik ama son yıllarda uyanış olsa da bu bağlamda NİĞDELİ NİĞDEYE SAHİP ÇIKMA BECERİSİNİ HALEN GÖSTEREMEMİŞTİR. Niğde müzesi yazı dizimde de yazdım Niğde Müzesine glen Yabancı sayısı nerde ise günlere dağılacak kadar azdır. Niğde'de işi bilen isimler, yöneticiler her dönemde oldu günümüzde de var. Bilgiler istekler düşler birleşmeli ve NİĞDE ANADOLU HABER girişimi bu kere sonuca erecek boyuta taşınmalıdır.

Bakınız Ülkemizde doğal ve tarihi güzelliklerin farklı yansımaları vardır. Kimi ilimize doğa, kimine tarih, kiminde folklor öne çıkar. Tüm özellikleri içeren kentlerimiz ise sınırlıdır.

Dağ, yayla, sağlık, tarih,inanç gibi faklılıkları bünyesinde toplayan birkaç kentten biride Niğde'dir.

M.Ö. 5 binli yıllara kadar uzanan tarihi zenginliğin başkenti Niğde diye yazıyoruz ama NİĞDE'DE AFRİKA'DAN AVRUPA'YA GEÇEN İLK İNSAN KALINTILARI DAHİ BULUNDU. Göllüdağ bölgesinde Kaletepe'de yapılan kazı dahi Dünya için olay ama NİĞDE FARKINDA DEĞİL. Bu konuyu ilerde yine yazacağım. Niğde'de bulgular bilinenden ötelere doğru gidiyor. Ne acı ki Cumhuriyet döneminde ilçesi olan Nevşehir ve Aksaray'ın Turizmde aldığı paya dahi Niğde onca tarih doğa zenginliği içinde eremediği gibi Turizm denilince akla dahi gelmemektedir.

Nevşehir'e bir saat kadar uzaktaki Niğde'de Kavlaktepe yer altı şehir, Bölgedeki tek ve canlı gülen Meryem ana Fresklerinin yer aldığı Gümüşler Manastırı, Kayseri - Niğde yolu üzerinde Hristiyan hacıların geçiş yolundaki uğrağı Aktaş Hellena Kilisesi, Bahçeli Kasabasındaki Romalılardan kalan ülkemizde boyutları ile örnek Roma Havuzu, Bor Kemerhisar'da Tyana Kentinin merkezinde ayakta kalan su kemerleri, Dikilitaş, Roma Hamamı, Gökbez Köyündeki Fırtına Tanrı Kabartması, İftiyan'da Kazı ve ineceleme bekleyen yedi odalar, Bor'da Rum ve Ermeni Kilisesi, Bedesten, Kale ve Alaaddin cami, Altunhisar'da Kınık Önü ve mağaralar, Keçikalesi, Yeşilyurt'ta Romalılardan kalan mağara ve Kilise, Yeşilburç'ta Kilise, Ulukışla'da Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Niğde merkezde Akmedrese, Sungurbey cami, Hüdavent Hatun Türbesi, Bedesten, Kale, Alaaddin cami ki güneş gölgesi ile oluşan kadın başı ile örneği olmayan bir kapı taş işçiliğine sahip eserler dahi Niğde'ye ilgi için yetecek önemdedir.

Niğde ve Bor'da Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlılardan kalan camiler, hamamlar,hanlar Niğde'de, Bor'da, Kavlaktepe'de, Fertek'de, Kumluca'da, eski yapı evleri Tarih ve doku zenginidir. Osmanlılardan kalma 0n beş ayrı yerde ayakta kalan kilise vardır. Cullaz sokağı ki kurtarma için yola çıkılan ancak başladığı noktadan çok ileri gidemeyen doku dahi Niğde için bir umuttu. Niğde ve Fertek ve Bor'da tarihi evleri Mardin'de görmeye turlar düzenleniyor . Niğde bu zenginliği yıllardır yok ede ede bitiremiyor.

Niğde merkezde Kale çevresi açık hava müzesi gibi ama bakımsız, sahipsiz, korumasızdır.

Niğde Müzesi Avrupa'da yılın müzesine aday olacak kadar detaylı hale geldi. Çocuk mumyaları, Sarışın rahibe mumyası dahi tek başına görülmeye değerdir. Göllüdağ Porsuk, Bahçeli, Pınarbaşı, Kemerhisar, Tepeviran, ve Niğde'de kazılarda bulunmuş paha biçilemez eserlerin bulunduğu müze bölgenin görünümünü anlatan aynasıdır.

Doğanın güzelliği Aladağlarlarda Demir kazık zirvesi, Bolkar dağlarında yatırımı yarım bekleyen Kayak merkezi, Çamardı, Bor, Yeşilyurt, Yaylaları, Çiftehan
kaplıcası, Kemerhisar İçmeleri, Bor şifalı kum ocakları, Narlı göl ve dağlardaki buzul gölleri ile güzellik ve şifa alanları, Türü sınırlı kalan Toros kurbağları, Aladağ Yaban keçilerinin yaşadığı elmadan patatese her tür meyvanın sebzenin üretildiği bolluk içinde yokluk çeken kenttir Niğdemiz.

El dokuma halıları, el yapımı usta elinden çıkmış çan, çıngırağı, kepeneği, derisi, bıçağı ile de ayrı bir çekim alanı olabilecekken el sanatları da yok olmaya yüz tutmuştur..

Niğde Kapadokya'nın en önemli kentlerindendir. Nevşehir dünyada marka olurken Niğde sesini dahi duyurmaktadır. Niğde'de Turizm konusunda Valilerden birkaçı çaba ve emek vermiştir. Vali Refik Arslan Öztürk Niğde'den atanmadan Niğde Turizmini canlandırmak adına çok uğraşı oldu.

Örneğin Tyana kazılarının başlamasını, bahçe duvarı olan kemerlerin kurtarılmasını sağladı. Niğde Kale çevresindeki evleri kurtarmaya yönelik uygulamalar geçti. Turizmle ilgili her çaba ve çalışmaya katkı veren vali ile Niğde iki yılda bir canlanma yakaladı.

Eski Vali Öztürk, deyimi ile kazılar sonuçlanırsa Efes ile eşdeğer bir kent yer yüzüne çıkacak dediği Appolon'un yaşadığı Kemerhisar Tyana kazısı sıradanlığa döndü. Bölgede İtalyanların yürüttüğü kazı sponsor bulunamazsa yıllara sarkacak gibi. Niğde Kalesi ise yıkıldı yıkılacak iken bu yıl bir çalışma başlayacak.

Ağustos 2004 tarihinde bölgede incelemede bulunan eski Kültür ve TURİZM Bakanı Erkan Mumcu Kemerhisar da Felsefe ile ilgili dünya çapında bir organizasyon yapılması ve APPOLON'un tanıtımını önermiş destek vereceğini söylemişti. Öylece Kaldı. Tyana konusunda Kemerhisar Belediyesi ile bu alanda çaba çalışmaları başlatan isimlerden Bülent Ilgaz ve Prof Dr Asım Tanış dışında bir avuç gönüllü çabalıyor.

Niğde, Niğde dışında tanınması için çok ciddi çalışmalar yıllarca yapılamadı. Bazen saman alevi gibi bir umut doğdu ardı gelmedi.Ama işin asıl düşündürücü yönü Niğdeli dahi Niğde'yi yeterli ölçüde tanımıyor, bilmiyor. Niğde her kişi oturduğu yerden ibaret sanıyor. Sorunda bundan kaynaklanıyor.

Birkaç kuruluş vasıtası ile bölgeye gelen bireysel gezi heyetleri yada Aladağlara gelip Niğde'yi görmeden giden turistlerin varlığı ötesinde 45 dakika ötede dünyanın dört yanından gelen turistlerin olduğu Nevşehir'den Niğde'ye turistlerin gelmesi sağlanamıyor. Bu konuda 2005 yılında Tur operatörleri ile İl Kültür Turizm Müdürü Murat Süslü bir çabası oldu. Bakalım yansıması bu yıl olacak mı? Keza 2005 yılında yapılan Niğde kazıları ile ilgili toplantı çok çok çok önemli idi ama o konuda emek verenlerin emekleri kadar gündeme taşınamadı .

Niğde için öncelikle Nevşehir ile dayanışma içine girip bu yönden de fayda sağlama çabası doğru olandır. Bu konuda komşu il deneyimlerinden yararlanmakta gereklidir.

Niğde için 4 ve 3 yıldızlı oteller açıldı ayrıca konaklama sorununu çözecek müthiş bir potansiyel var. Kale çevresinde tarihi evlerden sit alanı içindekiler alınıp bu evler turizm konaklama için kullanılması dahi sorunu kısa sürede ortadan kaldırır.

Niğde; herkesin gözlerinin içine baka baka "sahipsiz kentim, elimden tutun" diye adeta yalvarıyor. O arada bilinçsizce kimi tarihi değerler yapılarda yok ediliyor, Özellikle Niğde'de bakımsızlıktan çok sayıda ev yıkılırken geçmiş yıllarda yol açma çalışmalarında da birçok eski ev tarihe karıştı.

İlginç olanda Niğde'de yaşayan Niğdelinin çoğunluğu da Niğde'deki doğal ve tarih zenginliklerinin farkında değil. Demokratik Kitle örgütlerinden bir kaçı hariç ilgilerini dahi bu konu çekmiyor. Odaların, kuruluşların bu konu ile ilgili söyledikleri yaptıkları ne varsa kamuoyuna açıklamaları gerekir.

Tarihi,doğası,ovası ile var olan zenginliğine değil yer altı zenginliklerine dahi doğru düzenli bir el uzanmayan Niğde orta Anadolu da Ankara ya üç saat ötede varlılık içinde yokluk yaşıyor, büyük köy olarak uzanacak bir destek elini bekliyor.

Niğde valisi, Belediye Başkanı, Kültür ve Turizm Müdürü, Niğde Üniversitesi Rektörü, İlçe kaymakamları, Belediye Başkanları, Niğde Milletvekilleri, Niğde Demokratik Kitle örgütleri ve Milli Eğitim yetkilileri kısacası kent dokusuna yön verenler toplanıp Niğde için Niğde dışında tanıtma anlatma ve Nevşehir'e gelen Turisti Niğde ye çekebilme konusunda NİĞDE TANITMA VAKFI'NI kurmalıdırlar.

Niğde'de son yıllarda yapılanlar olsa da yapılacak çok iş vardır.

Tyana Festivali Uluslar arası boyuta taşınmalıdır. Niğdeli işadamları kazılara sponsor olmalıdır.

Niğde'de yer altında bir tarih yatıyor. Yer üzerinde olanlarla bunlar değer bulsa Niğde kendine değil bölgeye de bakar olur.

TURİZMDE ÇABALAR

Ömer Fethi GÜRER

Niğde olanak buldukça köy kasaba geziyoruz. Yapılması gereken çok çok çalışma bu alanda var o nedenle çok farklı turizme kazandırılacak yerler konusunda yazılarımız oluyor. Niğde için duyarlı ve konuyu önemseyen bir kamuoyu düne göre oluştu. O nedenle yazdıklarımız bir yerde önemseneceğine inanıyoruz. O anlamda güzel çalışmalarınd avrlığını öğrenip mutlu oluyoruz.

Öncelikle Vali Refik Arslan Öztürk döneminde Turizm konusu ciddi ele alındı. İl Kültür Turizm Müdürü Hilmi Atabey, Müze Müdürü Erol Faydalı gibi isimlerin çabaları yanında özellikle Tyana İçin Prof Dr Asım Tanış ve dönemin Belediye başkanı Bülent Ilgaz uğraşlarına milletvekili Eyüp Doğanlar'ın verdiği katkı dünde kalsada unutulmaması gerekendir.

İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak göreve gelen Arkeolog/Arkeometrist Osman Murat Süslü'de Turizm konusunda olması gerekenlere önem verdi ve Öncelikle kent dokusu içindeki yapılması gerekenler anlamında çalışmalar geliştirdi. Özellikle Niğde için çok önemli ama gereken yankıyı yapmayan bir konferansı gereçkleştirdi. 2006 yılında önemli çalışmalar yapıldı. En önemli olanı süphesi Kale ile iligi gerçekeleşen düzenleme idi. Kale için 2000 yılında başlayan çalışmalar sonunda gerçeğe erdi ve Kale istediğimiz özellikte ele alındı. Birden çok bakan kaleyi gezdi gördü. Sonunda Niğde bu açıdan çok önemli bir ayrıcalığa erdi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Osman Murat Süslü Kalenin restorasyonu tamamlandığını belirtip aydınlatma ve güvenlik kameraları sistemi, su tesisat sisteminin bitimi ile yıl sonu itibarıyla teşhir tanzim projesi de yetişirse taş erserler ve geleneksel el sanatları müzesi olarak ziyarete açılacağını söyledi. Kale içerisinde hediyelik eşya mağazası ve Niğde yemeklerinin yenildiği, çay kahve nargile içilen mekanlar da tasarlandığını söyleyen Murat Süslü Niğde için 2007 yılında ziyaret edilecek bir yer daha olmuş olacak. Diyordu. İl Kültür ve Turizm Müdürü Yapılamakta olan diğer çalışmalar ile ilgilide şunları söyledi:
- "Bedestenin restorasyonu tamamlandı. Kayseri Vakıflar Bölge müdürlüğünün kiraya vermesi ile çarşı olarak hizmet verecek(halıcılar için uygun, gümüş ve baharatçılarda gelebilir. tabi bu konu vakıfların işi. Bor'daki Ahmet-Mahmut Bilgin evinin ihalesini yaptık, önümüzdeki hafta inşaat başlıyor, restorasyon süresi 240 gün bu süre sonunda kültür sanat evi olarak kullanılacak, Cullaz sokağın sokak sağlıklaştırma proje ihalesini yaptık, haftaya o da çizilmeye başlanıyor. bitince diğer işlerimiz gibi önce Nevşehir kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulunda değerlendirilecek, onaylanınca da
inşaat uygulama kısmı başlıyacak yaklaşık 2 yıl önce söz verdiğim tüm işleri yaptığımı
sanıyorum. Tabi bu yeterlimi değil ama plan çerçevesinde program çerçevesinde bu işi sürdürdüğümü düşünüyorum. Buna kültür merkezini de dahil etmek lazım. kütüphaneyi taşıdım ve şimdi tertemiz ve modern koşullarda kültür merkezinde hizmet veriyor, çok amaçlı salon hergün dolu, hemen hemen ay da bir devlet tiyatrosu oyun sergiliyor, İzmir Devlet Tiyatrosunun Aziz Nesin'e ait "Hadi Öldürsene Canikom" adlı oyunu sergilenecek, sergi salonuyla il müdürlüğümüzle yıllardır bir türlü hizmete geçmeyen kültür merkezini de hizmete geçirme 21 aralık 2004 tarihi itibarıyla bize nasip oldu, yine insanları okumaya yöneltmek amacıyla 10 adet bilgisayarla ücretsiz internet salonunu devreye soktuk ve kütüphaneye üye olmaları koşuluyla ücretsiz yararlanıyorlar. Fertek kütüphanesinin deposunda atılı vaziyette olan basma Osmanlı eserlerini kültür merkezine getirip muhafaza altına aldıktan sonra araştırmacıların hizmetine sunduk" dedi.

Niğde için bu güzel çalışmaları olumlu buluyor ve Niğde adına bu tür uğraşlarda emeği olan herkese teşekkür ediyoruz. Niğde için daha çok yapılacak iş var. Bunu yöneticilerimizin de bilmesi gelecek için umutlarımızı artırıyor.

Ömer Fethi GÜRER
Niğde - 18.10.2006