|
EFSANE KESTANE AĞACI
ANITAĞAÇ
Ömer Fethi GÜRER
Niğde, Kapadokya'nın en önemli merkezi. Tyana, Gümüşler Manastırı, Dünya ilk yarı olimpik yüzme havuzu, Yeşilyurt'ta Roma Kilisesi, Yeşilburç'da Osmanlı döneminde kalan Rum kilisesi, hamamı,evleri, Çukurkuyu'da Tarihi su sarnıçları, Batık kent, Portalinde güneş ile saat 10.00'da kadın yüzü beliren Alaaddin Cami, Sungurbey Cami, Bedesten, Avrupa'da yılın müzesine aday gösterilmiş Müzesi, Hüdavent Hatun Türbesi, Hasköy'de freskleri dökülse de görkemli kilisesi ve ilde 10'a ulaşan tarihi kale, onlarca mağara ve nerde ise her köyünde bir anıt eser olsa da çok tanınmaz bilinmez. Osmanlıdan kalan 30'u bulan kilise , Başta Fertek olmak üzere çoğu Rumlardan kalma eski taş evleri ile Niğde birkaç günde bitmeyecek kadar tarihi zenginliğin adıdır.
İşte bu kent dokusu içinde gözden ırak anıt ağaçlarda farklı köşelerde bir gün kayıtlara geçmeyi bekliyorlar. Niğde dağları da güzelliği saklar, Aladağlar, Bolkarlar çiçek dokusu, yaban hayvan özelliği ile çekicidir. Ve bölgemizde dağlar insanı, doğayı, yaşamı korur. Dağların bilinmeyenleri keşif beklemektedir. Niğde Bor ilçesi Balcı Köyü'nde rastladığımız kestane ağacıda tarihe tanıklık eden bir anıt ağaç. Ama köylüsünden gayrı bileni yok. Bor ilçemizde Balcı Köyü dağ kovuğunda saklı bir yerleşim yeri gibidir. Bölgede ceviz, armut ağaçları çoğunluğu "eski" ağaçlardır ama Cücü Beyi'nin memleketinde bir garip kestane ağacı ise "efsane" olmuştur.İyi ki de efsane olmuşta "odun olmaktan" kurtulmuş. Anadolu halkı dünden gelen kimi özelliklere hikayelerde türetir. Bor Balcı Köyü'nde de Cücü Beyi'nin topraklarında yüzlerce yıla tanıklık eden ağaç olur da hikayesi olmaz mı! Deniyordu ki; Cücü Beyi yanına bir Tanrı misafiri gelir.Bu misafiri Cüce Beyi ağırlar. Konuk eder. Hizmette kusur etmez. Bu kişi ise bir evliyadır. Gösterilen konuk severliğin karşılığı olarak misafir köyde bir yere tohum ekmek istediğini söyler. Ve Köyde bir kaya üzerine kestane tohumunu diker ancak o yer kayadır.Orda kestane değil normal ağaç yaşamaz denir ama İşte o kaya üzerinde fidan çıkar. Büyür, büyür ve Akıllara durgunluk veren görünümü ile kestane ağacı günümüze erer. Köylülerin değişi ile Kestane ağacı 500 yıla ulaşan bir süredir Balcı'da dağın eteklerinde yaşıyor... Belki de yaşamasını da kutsal ağaç sayılmasına borçlu. Yoksa dağ başında kaç aylık kuru odun olarak çoktan yanmış da olabilirdi. Bor ilçemizde Cücü Köyü deyince daha kolay anımsanan Balcı'da efsane salt Kestane ağacı ile bitmiyor. Köylülerin anlattığı hikayelerin çoğununda tanığı kestane ağacı. Hüseyin Kaya ve Mustafa Dağlıoğlu Gölönü'nde bulunan suyunda özellikli olduğunu anlattılar. Göl Önü'ne bir zamanlar "gelin" gezmeye götürmek adettenmiş ama bir gün göl, atı ile taze gelini yutmuş, Gelinin başındaki Al köyün altlarında Gömcekler diye anılan bir su havuzunda ortaya çıkmış.Denir ki Göl önü kurban istiyor ve ondan sonra ziyaret edilmez olmuş.
Kestane ağacı Dili olsa neler anlatacak neler. Başka bir kentte olsa idi turistler görmeye gider. Korumaya alınır. Yanına bir plaketle yaşı, özelliği yazılırdı. Niğde Bor İlçesi Balcı köyünde dağa giden yolda bir anıt gibi ovaya bakıyor. Görkemli gövdesi, dağılmış dalları ile bir anıt ağaç olarak "ben burdayım" diyor.
Ağacın korumaya alınması ve tarihe kayıt olarak düşülmesi işi uzmanlara kalıyor. Balcı Köyü'nde efsane kestane ağacı dahi ilgi duyan meraklı olanlar için tek başına mutlaka görülecek bir değer ve zenginlik.Ayrıca Balcı Köyü'nde farklı bir ortamı da tanımanız, görmeniz bölge dokusu zenginliği ile taşınmanızda olası. Varın, gidin kestane ağacını görün, anıt ağaç sizi dünlere taşıyacaktır. Bir kaya üzerinde bir efsane kestane ağacı ile tanışın.Kestane Niğde'de böyle görkemli yaşarmı? bir bakın. Merakınız dağlara ise bu kere Kala'ya yürümeniz gerekecek. Köyden bir bir buçuk saat sonra bu kez dağda bir mağara var. Gençler on iki kat indik, sonrası hava yok diyorlar. Bu bölgede aslanın kayalara kazınmış dokusundan görkemli manzaradan söz ediyorlar. Bölgede avcılarda bu yerleri iyi biliyor ama kar daha yolları açmadığı için bu kere o mağaralara eremedim resimlerine baktım. Geniş bir açılım ile mağaraya giriliyordu.Gençler anlattı ilgi ile dinledim.
Niğde'de 1974 yılından beri yazdığım çok tarihi değer yetkililerce önemsendi, korumaya alındı. Bu kere de Niğde İl Kültür Ve Turizm Müdürü Murat Süslü ve Müze Müdürü Fazıl Açıkgöz yerel basında konu ile ilgili yazdığım bu haberi okuyunca aradılar. "Balcı(Cücü) Köyüne beraber gidelim" dediler. Benim otomobilimle köye vardık. Kar daha yeni yağmıştı. 2 kilometre dağa doğru tırmandık. Yol rampa ve çamurdu. Yürüdükçe yol uzar gibi oldu ve sonunda kestane ağacına vardık. Murat Bey ve Fazıl Bey ile Uzman Nuran Hanım ağacı görünce çok ilgi gösterdiler. Müze Müdürü Fazıl Açıkgöz sürekli resimler çekti. Niğde'de kestane ağacı çok görülen bir olay değildi ve Bu ağaç yaklaşık 500 yıla uzanan bir dünü vardı. Gerekli inceleme yapıldı. Şimdi ağaç için yeşillendiği bu günlerde bir kez daha heyet bölgeye gidecek. Ağaç anıt ağaç oldu ama çevrede diğer ceviz ağaçları ile birlikte konu ele alınıyor. Kısacası Balcı'da kestane ağacıda kayıtlara girmesini sağladık Ve Niğde için bir güzellik daha kayıtlara geçti. Bundan daha güzel mutluluk var mı?
Niğde her noktasında özelliği güzelliği ile ilgi bekliyor ve bir gün Niğde keşf edildiğinde Niğdeli neden geçen yıllara önem vermediğine belki de üzülecek.
|