bor.sehri.sitemynet.com
Ömer Fethi GÜRER

Bor Şehri
Bor
Mektuplar
Atatürk
Turizm
Balcı Köyü
Pınarcık Köyü
Çınarlı Köyü
Çukurkuyu
Gözlemler
Yeşilburç
Kapadokya
Niğde'ye Bakış
Tarih
Söyleşi
Gazeteler
Mesajlar
Niğde
Adresler

Niğde'ye Bakış



NİĞDE'NİN YÜZ AKI :
"NİĞDE MÜZESİ'Nİ MUTLAKA GEZİN"

Ömer Fethi GÜRER

Ömer Fethi GÜRER

Niğde Müzesi Niğde bölgesindeki dünün aynasıdır. Niğde gelen misafirleri konukları tanıdıkları müzemize gezdirin. En azından Niğdeli olarak müzemizi tanıyın ve tanıtın. Niğde için ilginç detayları göreceğiniz müzedeki eserler ile dündeki yaşamı düşlemeye ve anlamaya çalışın. Mutlu olacak keyif duyacaksınız.

Niğde tarihi dokudan öte tek başına müze dahi görülmeye değer özellikler taşımaktadır. Niğde Müzesi 2003 yılında Kültür Bakanlığı'ndan Niğde Valiliği'ne gönderilen bir yazıda Niğde Müzesi'nin, İstanbul Topkapı Sarayı Hazine Dairesi Bölümü ile birlikte Avrupa Yılın Müzesi seçimlerine aday olarak gösterildiği bildirilmişti. Denir ya; "yazının daha mürekkebi kurumadı". O yıllarda Onarım, teşhir ve tanzim işlemleri nedeniyle üç yıla yakın bir zaman ziyarete kapalı olan Niğde Müzesi, 600 milyar liralık harcama ile çalışmaların tamamlanmasının ardından 20 Kasım 2001 tarihinde Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın da katıldığı bir törenle yeniden ziyarete açıldı ve modern bir müze oldu.

Niğde Müzesini Müdürü Fazıl Açıkgöz, Fazıl Bey Niğdemiz Kızılca Kasabasında doğmuş, Okumuş,çalışmış öğrenmiş ve başarılı bir Arkeolog olarak Memleketinde hizmet veriyor. Ondan aldığım bilgiler ışığında müzemiz önemli 6 bölümden oluşuyor.

1.SALON : Niğde Bölgesinde arkeolojik kazı çalışmaları yapılan Bor Pınarbaşı Höyük, Bor Bahçeli Köşk Höyük ve Tepecik Höyüğü ile Türkiye'de ilk defa gerçekleşen Kalatepe Obsidiyen Atölyesi kazısında bulunan obsidiyen aletler 1. vitrinde sergilenmekte ve bölgedeki obsidyen kaynakları hakkında bilgi verilmektedir.

Niğde Bor İlçesi Bahçeli Roma Havuzu yanında yer alan Köşk höyükte 1982 yılından bu yana devam eden arkeolojik kazılarda elde edilen Neolitik ve Kalkolitik çağlara ait eserler, mezar buluntuları, tanrı ve ana tanrıçalar(Kubaba), Antropomorfik vazo ve Kalkolitik Ev(M.Ö 4883) birebir ölçeğinde adapte edilerek buluntularıyla sergileniyor. Bu nedenle bu salona Kökşk Höyük salonu denilmektedir. Yazının ilerleyen bölümlerinde Köşk Höyükte bu yıl yapılan kazı sonuçları ile ilgilide bilgiler vereceğim ama Köşk Salonu gerçek anlamda Müze için ayrı bir hava yarattığını da belirtelim.İlginç dikkat çekici bir çalışma yapıldığını bu salonda göreceksiniz.
II. SALON : Bu salonda Eski Tunç Çağı(M.Ö III Bin) büyük vitrinde, Asur Ticaret Kolonileri Çağı(M.Ö.II Bin) de 2. büyük vitrinde tanıtılmaktadır. Niğde ili Çamardı İlçesi Celalaler Köyü Göltepe Höyüğünde yapılan kazılarda bulunan Eski Tunç Çağına Ait ve madencilere ait bulunutular, höyüğün hemen karşıısnda bulunan Antik Kestel KlAY Ocağının galeri girişi canladırıması ve maden buluntuları; Aksaray Acemhöyük kazısında bulunan Eski Tunç Çağına ait buluntular ile Niğde Ulukışla İlçesi Darboğaz kazasında bulunan Eski Tunç Çağına ait buluntular 1. büyük vitrinde sergilenmektedir.
Anadolu Kültepe'den sonra Asur Ticaret Kolonileri Çağına ait Karum'lardan birisi olan Acemhöyük'te (Puruşhanda) yapılan arkeolojik kazılarda bulunan saray bulunutuları 2. büyük vitrinde sergilenmektedir.
III. SALON :(M.Ö 1 Bin) Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra Anadolu'da ortaya çıkan Geç Hitit şehir devletleri olan Nahita ve Tuvanuva Krallıkları Döenemine ait Hitit Fırtına Tanrısı Steli, Hitit Bereket Tanrısı Steli, Hitit Hiyeroğlifi Kitabeleri, Göllüdağ Aslanı, Kaynarca Tümülüsü buluntuları, Frigya Çağı Seramikleri ve boğa başı kabartmaları, Pithos bu salonda sergilenmektedir. Ayrıca Göllüdağ fotoğraf ve çizimleri de tanıtılmaktadır. Göllüdağ Niğde'nin 20 km. kuzeyinde, Bozköy ile Kömürcü Köyü arasındadır. Göllüdağ'da Hititlerden kalma bir kentin kalıntıları yanında Surların çevirdiği alanda bir de krater gölü oluşmuştur. Kalıntılar arasında caddeler, yapılar, arslan kabartmaları bulunan 110 x 260 m boyutunda saray ya da tapınak olduğu sanılan bir yapı olması bölgeyi dikkat çekici kılmaktadır.
IV. SALON : İl sınırları içerisinde yapılan Tepebağları, Porsuk Höyük ve Acemhöyük kazılarında bulunan Hellenistik Çağa ait buluntular,müzeye satın alm yoluyla ve kaçak kazılarda ele geçirilen Roma Çağına ait pişmiş toprak ve cam eserler, mühür baskıları; Bizans Çağına ait buluntular, Roma çağına ait heykelcikler bu salonda da ki vitrinde sergilenmektedir.

Salonun diğer bölümünde ise, M.S .II yy. Roma İmparatorluğu dönemine ait Antik Tyana Ören yerinde bulunan Eros, Herakles, Torso, Alınlık parçaları,Gorgo(Medusa)kabartması, lahit parçası gibi yüksek kabartmalı heykeltraş eserleri,Divarlı mezar küpü, Roma Çağı mezar stelleri sergilenmektedir.
V. SALON :
A)SİKKE REYONU : Sikke basımı tekniği ve genel tanımlar iki pano ile tanıtılmaktadır.Salonda 6 büyük duvar vitrini içerisinde kronojik sırayla Grek,Roma İmparatorluk, Kapadokya Bölgesi, Bizans, İslami ve Osmanlı Dönemine ait sikkeler ve Gümüşköy ve Tepebağları defineleri sergilenmektedir.
B)MUMYA REYONU: Aksaray Ihlara Vadisinde bulunan ve M.S. X yy ait Rahibe Mumyası ile Aksaray Çanlı Kilise kaçak kazısı sonucunda bulunan X .yy.'a ait tarihlenen 4 adet çocuk mumyaları sergilenmektedir.

Ayrıca ; M.S. 19 .yy.'a tarihlenen Karamanlıca Mezar Kitabesi ile II Abdülhamit dönemine ait Osmanlı Arması mumya teşhiri karşısında bulunmaktadır.

VI SALON : Bölgemizde kaybolmaya yüz tutan etnoğrafik kültürü tanıtan salonda silahlar, el yazmaları ve yazı takımları, İlhanlı dönemine ait Sungurbey Cami ahşap kapısı ve pencere kanatları, rahle ve mihrap şamdanları, mutfak eşyaları ile kahve kültürüne ait eserler,aydınlatma gereçleri, kapı tokmakları ile kilitler, alemler, mankenlerle teşhir edilen Eski Niğde evi köşesi, kadın takıları, halılar, kilimler, Kaçkar Türkleri'ne ait Kabartmalı sini bu salonda sergilenmektedir. Her salonda Niğde ile ilgili farklı özelliğe ve güzelliğe tanık oluyor ve iyi ki Niğde müzesi var diyorsunuz.Yukarı Kayabaşı Mahallesi Öğretmenler Caddesinde müzemize mutlaka gidin gezin. Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde müzemiz ziyarete açık bulunuyor. Nevşehir'e bir saat ötedeki müze 2004 yılında yerli 23.132 ziyaretçi gezmiş 3.149 YTL gelir elde edilmişti. Yabancı Turistlerden gelen ise 1100 kişidir ve 2.200 YTL gelir elde edilmiştir.Ocak - Haziran 2005 ziyaretçi sayısı 14732, yabancı ziyaretçi sayısı 393 toplam gelir 2.338 YTL idi.

Niğde'li olarak müzemize ilgi bölgede yapılacak çalışmalarda katkı ve destek olmak için bir yoldur. Oluşacak ilgi ile en azından yeni kadroların bölgede mevcut çalışanlara destek amacı ile gelmesi de gerçekleşebilir.

NİĞDE'NİN YÜZ AKI NİĞDE MÜZESİ'Nİ MUTLAKA GEZİN!

ÖMER FETHİ GÜRER'İN YAZISINA DESTEK YAĞDI

ESKİ ÇOCUK ESİRGEME KURUMU ARSASI
PARK OLSUN İSTEĞİNE BÜYÜK İLGİ GÖSTERİLDİ

Gazeteci yazar Ömer Fethi Gürer'in Niğde Eski Çocuk Esirgeme Kurumu arsasına konut değil park yapılsın önerisi büyük destek gördü. 13 dönümlük kent ortasındaki alan için trilyonluk rant hesapları yapılırken Ömer Fethi Gürer arsanın satışı yerine park yapılması önerisi ile gündem değişti. Çok sayıda Niğde sever ve dernek başkanı konuya yaklaşımlarını açıkladılar.Arsanın park olması önerisini destekleyen Paris'te yaşamakta olan hemşehrimiz yazar, şair Üzeyir Lokman ÇAYCI : "Niğde ve Niğde'liye saygı ancak bahsi geçen yerlerin satışları durdurularak gösterilebilir! Geleceğe dönük projeler için ve gelecekte hayırla anılmak için yetkililer tarafından bu konuda hassasiyet gösterilmesini bekliyor ve istiyoruz!" derken "NİÇEK" (Niğde Çevre Eğitim ve Kültür Derneği)Başkanı İÇAÇEP (İç Anadolu Çevre Platformu) Dönem Sözcüsü Abidin ÖZKAYMAK da Ömer Fethi GÜRER'e yazdığı email'de konuya yaklaşımını şöyle açıkladı :
- Konu 14 Haziranda Kent konseyinde tartışıldı. Belediye başkanı okul olmasını önerdi, konsey üyeleri yeşil alan olmasını ya da okul da yapılabileceğini onayladılar. Bence de Niğde'nin yeşil alanı, İç Anadolu Çevre Platformu toplantısı sonuç bildirgesinde de geçtiği gibi, giderek yok olmaktadır. Önerinizi yerinde buluyor destekliyorum.
Bir adım öteye giderek Kent merkezindeki resmi binaların (Valilik, belediye, adliye ve diğerleri) merkez dışına çıkarılması, merkezde boşalan alanın rahat nefes alabileceğimiz alana dönüştürülmesini öneriyorum.
Niğde merkeze sığmaz oldu. İÇAÇEP Niğde Toplantısında Yardımcı Doçent Doktor Mehmet ÖZEL Hocamızın dediği gibi "Tek merkezli şehir yerine merkezleri dağıtarak şehrin planlı bir şekilde genişlemesi sağlanmalı"
Bu arada Taşıma sorunu gündeme gelebilir onunda biricik çözümü toplu taşımacılık.
Ona da bir öneri. Niğde-Bor arası Bor organize sanayiden başlayıp eski gümüş Kavşağında bitecek Hafif raylı sistem.
İstek ve inanç olursa bu önerlerimin gerçekleşmesi inanın çok zor değil. Böyle bir kampanyaya değerli hemşehrilerimiz destek verirse derneğimiz öncülük etmeye hazır.derken Gazeteci yazar ve Niğde gazeteciler derneği eski başkanı Hayrettin Yenel Yetiştirme yurdunun arsası ile ilgili olarak Niğde belediyesinin de bir çalışma yapması gerekiyor.
Arsa'nın Niğde'nin menfaatine kullanılması en büyük hayalimiz..

Niğde'de yeşil alan kalmadı.. her yer binalarla dolup taşıyor. Çok güzel bir yeşil alanın bulunduğu içerisinde ağaçların çokça olduğu kuşların, çocukların uçuşup koşuştuğu küçük su şelalelerinin olduğu bir yer olması en büyük arzumuz..

Kimsenin moralini bozmak istemiyorum ama, bu çok zor gibi gözüküyor.. Bir kaç mütehitin eline geçip orasıda bir beton yığını olmaya aday. Ama yinede görüş ve düşüncelerinizi aktarmalısınız.. Sesler ne kadar çok yükselirse Niğde'ye o kadar çok sahip çıkmış oluruz..dedi.Nuri İvren’de Niğde Çocuk Esirgeme Kurumu arsası satılmasın park olsun görüşünüzekatılıyorum. Hatta Müze ,Sanat Evi,Sergi evi, Kültür evi,şenlik ve etkinlikler yapılacak yer olarak yapılması daha yararlı olur kanatindeyim. Her şey Niğde için. Diye yazdı. Hemşehrimiz Su Cemre'nin bölge ile ilgili düşünceleride şöyle açıkladı :
- Çocukluğum geliyor aklıma. Annem kardeşimi ve beni giydirir,hazırlardı, akşam
üzerleri yetiştirme yurdunun ön bahçesindeki parka giderdik.annem ve babam çaylarını yudumlarken bizde kardeşimle ve başka ailelerin çocuklarıyla oyunlar oynardık.
Hani birde stadyumun altındaçay bahçesi vardı.orasıda bir ayrı zevkti. Her adım çocuk parkı belki... Ama anne ve babası çaylarını
yudumlarken gözü arkada kalmadan çocukların oynayacağı ailece hoş vakit geçirilecek yerleri ne yaptılar? Yetiştirme yurdu binaları ve bahçesiyle harika bir eğitim ve eğlence alanına dönüştürülebilir.hadi ne yapmamız gerekiyorsa kolları sıvayalım.
Çocuklarımız için trafik eğitim alanı yaz okulu,aileler için çocuklarını izlemeyi beklemeyi zevk haline getirecek bir aile çay bahçesi nostaljisi yaratalım. Üstüme Düşen Neyse Hazırım. Diye düşünceleirni açıklarken Dr. Fatih Yücel ise konuya yaklaşımını şöyle duyurdu Niğde yetiştirme yurdunun arsasının yeşil alan olarak tahsisine yönelik düşüncelere aynen katılıyorum.

İçimizde Adana'da yaşayan yahut Adana'ya gelmiş olanlarınız vardır. Yeni yapılan Merkez Cami (Sabancı Camii) civarındaki büyük parkı bilmeyen yoktur. Zamanında yarı turunçgil bahçesi yarı bataklık olan bu alan şimdilerde mükemmel bir park haline geldi. Özellikle çocuklara yönelik olarak mükemmel sayılabilecek oyun alanları ve harika bir çevre düzenlemeleri insanı cezbetmekte. Benzer olarak Doğal Park ve Hayal Park yeşil alanları da aynı güzellikte.

Mevzu bahis arazi bu tarz alanlar haline dönüştürülebilir. ciddi bir çalışma ve bakımda süreklilik mantığı çerçevesinde Niğdenin 21. yüzyıl vizyonuna yönelik güzel bir adım olarak kabul edilebilir. Niğde'nin buna ihtiyacı var. Hatta Bor'un da aynı gelişmelere ihtiyacı var.

Ailenizle birlikte hoşça vakit geçirebileceğiniz bir yeşil alan hayali Niğde için artık uzak olmamalı bu arsa gerçekten tam biçilmiş kaftan.

İçimizde bu alanın iş merkezleri parkına dönüştürülmesini isteyen elbette var. aslında bunun içinde bir kaç yer var. Valilik ve hemen arkasında belediyenin arsası olan ancak askeriye tarafından kullanılan alan şehrimizin (gelişmesi istenen) başka bir yerine taşınabilir. buradan boşalacak alanda modern çizgilerle donatılmış ve çevre ile uyumlu yeni iş merkezleri ve otoparkları haline dönüştürülebilir. Dedi. Çok sayıda hemşehrimizde konuya arsa değil park yapılması yönünde görüş ve düşünce açıklaması yetkililerinde bu konuyu düşünmelerini sağlayacak görülüyor. Ömer Fethi Gürer kamuoyuna yaptığı açıklamada bölgede inşaata değil park yapımına yönelik bakış olması çağrısında bulunmuştu. Gürer şunları yazmıştı.
Niğde eski Çocuk Esirgeme Kurumu'nun bulunduğu arsa ve yurtun Niğde İl Encümeni tarafından satışına karar verildi. Niğde Şahin Ali Mahallesinde yani kent orta yerindeki 13 dönümlük bu alan için İl Özel İdare İmar Planı değiştirilmesi ve sonrasında arsanın satılması yönünde girişime başladı. Niğde Hamle gazetesi "Yetiştirme yurdu Trilyonluk arsası satışı için geri sayım başladı" olarak haberi verdi. Konu Niğde kamuoyu gündeminde. Niğde için bu alan imara açıldığında önemli bir konut alanı olacak özelliğe sahip. Ancak kentler özelliklede Özel idare gibi kurumlar için getirisi olan arsa kadar kentlilerin kent dokusundan yararlanacağı alanları korumakta asli görevleri olmalıdır. Bu bölgede yapılacak yapılaşma Niğde kent içinde daha çok daralmaya neden olacaktır. Rant açısından bakınca çok kişi için özel önem taşıyan bu alan kentlilik içinde yeşil alan kılınması gerekecek kadar özeldir. Niğde içinde Yeşil alan giderek sınırlı bir bölge içinde kalırken bu bölgedeki ağaçların kesilmesi apartmanların dikilmesi ile daha da Niğde kent dokusu çirkinleşecektir. Niğde'li park alanlarının daralması, Yeşil alanların azalmasından şikayetçidir. Bağlar, bahçeler dahi apartmanların işgaline girmiştir. Çocuk Esirgeme kurumu alanı yeşil alan olarak kalması ve park olarak düzenlenmesi Niğde için daha doğru olan yoldur. Niğde Valisi, Belediye Başkanı ve Kent Konseyinden diğer demokratik kuruluşlara doğa severlere, çevrecilere kadar her kesin bu alan üzerinde yeniden düşünüp kent için bir park olarak düzenlenmeye olanak yaratılması Niğde geleceğine yapılan en önemli katkı olacaktır. Trilyonluk yada milyarlık arsaların varlığı kentlilerin yaşamlarını daraltıcı amaçlarla kullanılmamalıdır. Niğde merkezde yapılacak birkaç blok yüksek yapı Niğde'yi daha da çirkinleştirecektir. Niğde için bu alanı akılcı ve doğru kullanmak Niğde'ye yapılacak en önemli katkı ve iyiliktir.

Bu yazdıklarımdan kimi müteahhitlerin hoşlanmayacağı açıktır. Ancak kentlerin geleceği yapılacak doğru işler ile şekillenir. Bir başka yerde iş yapma olasılığı olan müteahhit de bu alan park olursa bir akşam ailesi ile bu yere gidip ne denli Niğde için bu alanın bir park olması gerektiği görüşüne erer. Çünkü para farklı yerlerde de kazanılacak bir değerdir ama insan için gerekli hava su gibi doğa katli olup yok oldukça para olsa da sağlık geri alınamamaktadır. Özellikle kışın hava kirliliği hat safhaya eren kentin orta yerine yeni yapılar yapmak yerine verimsiz alanlara açılmak en doğru yoldur.

Niğde valimiz, belediye başkanımız, İl Özel İdare Encümenleri, Çevreciler, Niğde'mizi sevenler 13 dönüm bu alan Niğde'nin kentsel yenileşmesi için ideal bir alandır. Rant farklı noktada da yaratılabilir ama kent içinde bu alan kadar uygun kaç park yeri kaldı ki. Lütfen düşünün.Yarın geç olabilir. Hem de İl özel idare parkın sahibi olarak kalsın Niğde'ye böylesi bir alanda yapılacak park ile Niğde dokusu farklılaşsın.

Ö mer Fethi GÜRER

NİĞDE TEPEKÖY'DE KRAL MEZARINI
YAĞMACILAR YIKMAK ÜZERE

Niğde ilinde farklı yerlerde devam eden kaçık kazılar birçok değerin yok edilmesine neden olurken Niğde 5 kilometre ötede yer alan Tepe köy'de define avcıları son kral mezarını da yıkmak üzereler. Bölgede yer alan 100'ü aşkın antik mezar ise yağmacılarca açılıp talan edildi.

Köy halkından bölgede kırılmış küçük su kapları gördüklerini söyleyenler olurken Köy Muhtarı Mustafa Coşkun Cin gören mevkiindeki mezar ve kalıntıların kimliği bilinmeyen kişilerce talan edildiğini anlattı. Tepe köy'de yaklaşık 3 kilometre ötede Niğde merkeze kuş bakışı bakan bölgeye otomobilim ile ulaşmaya çalışırken bozuk yollarda sık sık araç yere vurdu. Bir süre sonra aracı bırakarak tırmanışa geçtik. Kral mezarı Niğde'ye bakan görkemli bir yapı idi. Bir buçuk metrelik taşlar birbirine geçme yapılarak kubbemsi bir kemerli yer yapılmıştı.

KRAL MEZARI - Ömer Fethi GÜRER

Muhtar Mustafa Coşkun bölgedeki bu eserin korunması için Niğde Anadolu gazetesinde haber yaptırmış ama yetkilerden önce bölgeye define avcıları gelmişti. Muhtar ile mezar yakınına çıktığımızda mezar yanında büyük bir çukur açılmıştı : "olamaz" dedi. Daha bir aya önce bu çukur yoktu. Ve açılan çukur son kral mezarında temellerine doğru iniyordu. Niğde bölgesinde bu tür yapılanma ile yani insan gücü ile yapılan ve böylesi büyük taşlar ile oluşturulmuş ilk yapı olarak gördüğüm kalıntıda üzüntü ile izledim. Görkemli idi.

Adana- Kayseri yolu kuşbakışı izlenen yerde bir tarih bulgusu daha yok olmak üzere idi. Muhtar Mustafa Coşkun çevredeki tepeleri gösterdi. Her tepede bir yığma mezar vardı ve bunlardan bir kaçının yanına gittiğimizde açıldığını gördük. Koca-koca taşları kaldırıp mezarları talan edip öylece bırakmışlardı.

Muhtar, Cigören, Mergava,Kör han ören bölgelerinde kontrol, inceleme, araştırma beklentisini anlattı. O arada köy için açılan bir dağ yolunu işaret etti.Mergava Kalesi son izlerini gösterdi. Bu yolda çalışmalar sırasında çok mezar açığa çıkmıştı. Ayrıca antik kent yerleşmesi olarak bilinen alanı gösterdi. Bu bölgelerde acil bir kazı çalışması gerektiğin ve çok bulguya erişeceğine inandıklarını dile getirdi. Bölgede gördüklerimiz ve gözlemlerimiz Niğde için en yoğun tahribatın olduğu alan izlenimi edinmemize neden oldu.

Ömer Fethi Gürer olarak Niğde'de çok yer gördüm. Ne yazı ki Niğde Karaltı, Dikilitaş, İftiyan gibi yerlerde verilen zarar bu bölgede yok etme noktasına ermişti. Bilim adamları bir kafatası ile tarihi dünü aydınlatma çabası içinde iken kimlere ait olduğu saptanamayan 100'e yakın mezarın 80'i açılması ve son kral mezarı yok edilme boyutuna gelmesi konun önemini gözler önüne seriyordu. Taka yunus denilen farklı bir yerde yapılmış künk boruları ile oluşan kalıntılar daha yakın yılları tanımlarken kral mezarı ve çevresi antik dönemin izlerini taşıyordu.

t-040.gif