bor.sehri.sitemynet.com
Ömer Fethi GÜRER

Bor Şehri
Bor
Mektuplar
Atatürk
Turizm
Balcı Köyü
Pınarcık Köyü
Çınarlı Köyü
Çukurkuyu
Gözlemler
Yeşilburç
Kapadokya
Niğde'ye Bakış
Tarih
Söyleşi
Gazeteler
Mesajlar
Niğde
Adresler

Yeşilburç



YEŞİLBURÇ KASABASI

Ömer Fethi GÜRER

Niğde merkez ilçeye 5 kilometre mesafede yürüyerek gidilebilecek Yeşilburç Kasabası bölgede farklı güzelliği ile önemli bir merkez konumdundadır. Yeşilburç'ta Mübadele öncesi 1924 yılına kadar Rumların yoğun yaşadığı yerlerdendir. Tenei olarak bilinen kasabada Kapadokya Lezzetleri kitabında Sula Bozis 1924 yılına kadar 4000 Rumun yaşadığını yazar. Macar gezgin Bela Horvarth'da 1913 Anadolu kitabında Niğde bölümünde "Telmiso Manastırı'na doğru yol alırken Tenei Köyü'ne rastlıyoruz. Köyün güzel taş evleri meyve, sebze bahçeleriyle ve bağlarla çevrili, Telmiso Manastırı'ndaki altın kaplamalı tarihi ikonolar, avizeler ve diğer değerli eşya dikkatimizi çekiyor. Yüzyılın başında buradan Amerika'ya göç edenler olmuş." der.

P.İ.Kiryakidis, 1955 yılında
yayınladığı "Kapadokya'daki Tiana" adlı monografinde belirttiğine göre, Bizans imparatoru Nikiforos Fokas'ın eşi, İmparatoriçe Teofano 965 yılında buraya yazlığa gelir. Sula Bozis kitabında şunlarıda yazar. "Tiana doğumlu, İstanbul Fener Rum Lisesinde okumuş, sonraları Atina'daki İstanbullular Derneği'ne başkanlık etmiş olan Poti Kiryakidis'e göre Tianalılar, köylerinde çok güzel evler ve cemaat binaları inşa etmiş sanatsever ve varlıklı insanlardı. 1996 yılında Atina'nın Nea Zmirni semtinde ziyaret ettiğimiz, P. Kiryakidis'in eşi Elli Kiryakidu Muratoğlu'nun anlattıklarına göre;kayınpederi İoannis Kiryakidis Fener Rum Lisesi mezunu, Anadolu Demiryolları Acentesi sahibi, banker, Tenei Kilisesi Cemaati Başkanı, hayırsever, padişah tarafından onurlandırılmış saygın bir kişiydi."

Tiana'daki konağın 40 tane penceresi vardı. Tiana Katerdral Kilisesi üç azize adanmıştı:Agios Stefanos,Agios Minas ve Agii Teodori. Kasabada bir Rum erkek ilkokulu,altı sınıflı bir kız ilkokulu,üç sınıflı bir yuva,ufak bir halk kütüphanesi,lokali,halı ve kumaş dokuma atölyeleri, misafirhane, han, hamam su değirmeni, bulgur değirmeni ve dükkanları vardı. Tiana'nın lezzetli sebze, baklagiler ve meyveleri yaygındı.Özellikle kıpkırmızı kokulu "Amasya elması" olarak bilinen elmaları, Tokalıoğlu, Darende, Şekerpare türü kayısıları balı, kuru kaymağı ve P. Kiryakidis'e göre Fransız "roquefort" peynirini anımsatan "güveç peynirine tanınmış ürünleriydi."

Sula Bozis kitabında Tiana ile Tenei arasında bağ kurarken bir iç içelik var gibi. Çünkü Tenei Kilisesi cemaati Başkanı Tiana'da konağından söz ediyor. Kimi kaynaklarda da Tiana konusu karışıyor. Denebilir ki 320 haneli köyde yaşayan Rum halkı o dönemde Niğde bölgesindeki Rum Köyleri içerisinde en zengin olanıydı. Köyün zengin olması nedeniyle 19. asırda tarihsel değere sahip bir çok konak ve eser yapılmış halen Yeşilyurt'ta Bazıları ayakta olan konaklar ev olarak kullanılmaktadır..

Yeşilburç'ta en çok bilinen tarihi yapı 1807 yılında tamir gördüğü kitabesinde yazılı Yeşilburç Kilise camidir. Yeşilburç eski kilisesine çok kere gittim. Bu kere iç dokusu ile detaylara baktım. İç dokuda cami olan yer yanında orjinali bozulmayan üst bölgede siyah boya altında freskler açığa çıkmıştı. Üst kata çıkılan merdiven yıkıldı, yıkılacak eski bir tahta merdivendi. Üst katta kemerli sütunlu kilise görünümü daha farklı idi. Kilise uçuruma bakan bölgede giriş kapısı üzerinde boya ile sıvanan kitabede 1807 yazılı idi. Onarım tarihi olduğu söyleniyordu.

Yeşilburç bu tarihi doku yeri görkemli bir yerdi. Kasaba halkından İlhan Ongun, Kilise 2. Dünya Savaşı dönemi bir ara depo olarakta kullanılmışsa da Mübadele sonrasında köye yerleşenlerce camiye çevrildiğini ve köyde iki camiden biri olarak ibadet açık olduğunu anlattı.

1992 yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait binası giriş kapısı üzerinde Rumca kitabe boyalıda olsa okunuyordu. Cami olarak kullanılan alan dışında kalan bölgede üst katta bazı bölgelerde orijinal freskler var. 16 Sutun yer aldığı yapı. Papaz durduğu üç ayrı bölmesi, ana bölümde 8 penceresi ve 2 girişi bulunan yapı olduğu yerde ilginç. İki yönden Vadiye bakan yapı dik bir uçurum kenarına kondurulmuş bulunuyor. Bazili planlı, üç nefli, tonoz örtülü yapı bir bölümü örülerek ayrılmış. Kilise iken ön cephe girişinde iki katlı çan kulesinde ise merdivenler var.Çan ise sökülmüş durumda yer alıyor.

Kasabadan İbrahim Olgun ile Yeşilyurt'taki tarihi hamama da gittik. Hamamda dikkat çekici özellikleri vardı. Üç ayrı bölümden oluşuyordu. Büyük oranda tahribata uğramış hamamda iki kubbeli ana bölüm ayakta idi. Kasnaklı hamam tavanı halk arasında "cıngı" denilen siyah taş ile yapılmıştı, Kazan dairesi sökülmüş, su getirme boruları dahi parçalanmıştı. Önemli bölümü ayakta olan bu hamam mutlaka kurtarılıp turizme kazandırılması şart olan bir yerde bulunuyordu. Niğde Hamamlı Köyündeki hamamdan sonra bu hamam ikinci Rum Hamamı olarak onarım bekleyen bir eserdi. İlhan Olgun, hamam ve kimi evlerin Mübadele dönemi dedeleri gelmeden yağmalandığını anlattı. Olgun : "Biz elimizden geldiğince koruyoruz. Bölgeye her yıl Yunanistan'dan gelenlerin torunları oluyor ilgileniyoruz" dedi. O arada hamama gelirken yol üzerinde toprak yığınını göstererek bu bölgede orijinal bir çeşme bulunduğunu, 3 kemerli 3 kademeli yer altında kalmış çeşmenin önünde havuz olduğunu, orijinal çeşmenin temizlenerek açığa çıkması halinde önemli bir eserin daha kurtarılmış olacağını da söyledi. Toprak kayması ile çok orijinal bir çeşme yer altında kalmıştı. Keza Hamam yolu üzerinde üzerinde kitabe bulunan bir kilise daha vardı. Kapısına köpek bağladıkları için içine bakamadık ama kitabesini resimledik.

Yeşilyurtta tepeden bakınca aşağıda nefis bir vadi vardı ve bu bölgede MUTLAKA YÜRÜYÜŞ YOLLARI YAPILARAK NİĞDE'MİZE KAZANDIRILMASI GEREKEN özellik ve güzellikte idi.

Yeşilyurt dikkat çeken eski konak evler var. 1924 yılına kadar Rumların yaşadığı yerde Rumlardan kalan çok sayıda ev onarım bekliyordu. Bu evlerde halen yerleşik olanların çoğu Mübadele döneminde gelmişti. Evlerin taş yapı olması ayakta kalmalarını sağlamıştı. Niğde için bu bölge mutlaka ciddi olarak ele alınması ve Niğde için pansiyon konaklama ile çekim merkezi kılınması olası idi. Her yıl kasabada Helva günü düzenlenerek halen yaşıyan halk geleneklerini sürdürüyor. 100'e yakın eski Rum evi olan bölgede daha önceside korunu ise ayrı bir zenginlik doğacak. Kayısı elma gibi ürünlerin ayrı güzel yetiştiği kasabada bir gölette yapılmış ama hayvancılık için alan daralması yanında ürünlerin değer bulmaması tarımda da hayvancılığı da geriletiyor.

Kasaba halkı bölge turizme açılmasını Vakıfların kilise ve çeşmeyi onarmasını bekliyorlar. Ayrıca Kasabada tarihi eserleri gösteren TABELALAR ve tarihi eserlerin yanında geçmişini anlatan bilgiler bulunan tabelalar konması da isteniyor. Hamam yakınlarında ve Vadi karşı yamacında hayvan ağılı olarak kullanılan mağaralar, Hamam, konaklar ile onarılarak ele alındığında Niğde için önemli bir turizm potansiyeli doğmasını sağlayabilecek bölge doğası ile de dikkat çekicidir.. Özellikle Yeşilburç turizmde pansiyon türü eski evlerin onarılıp öne çıkarılması ile bir cazibe merkezi olmaya aday zenginliği bulunuyor.

Yeşilburç elma bahçeleri yanısıra Kayısılar bal akıyordu diye anlatılır. İlhan Ongun yine "elmada kayısıda eski tadında" dedi Ama Yeşilburç'ta onarım ve düzenleme bekleyen çok sayıda eser var. Onlar eski konumunda değil.

Yeşiburç Kasabası, Ömer Fethi GÜRER Albümü