|
BOR İLÇESİNDE LAKAPLAR
Asumanizade, Ahlakzade, Bıyıkzade, Mağripzade, Karanfilzade, Kadızade, Kelekbaşzade, Rıfat Ağazade, Selamzade, Sipahizade, Haşimzade, Ahkemzade, Pirizade, Hamza beyzade, Hakizade, Ethemzade, Müftüzade, Hocazade, Efendizade, Cığızzade, Çeğelizade, Yazıcızade, Fikrizade, Semizzade, Avanzade, Recep Ağazade, Hırışzade, Hacı Ahmetzade, Beyzade, Gafur beyzade, Topbaşzade, Tarafzade, Potukzade, Mukayyitzade, Çini Hafızzade, Efelizade, Battalzade, Karanfilzade, Kantarzade, Hacı Alizade, Zatızade, Evliyazade,Ejderzadeler, Kaymakzade.
Aliağalar, Aliler, Ali paşalar, Akağalar, Abuşoğullar, Andalipler, Atlılar, Ahkemler, Ayerliler, Alaşoğulları, Alibazlar, Aldızcıoğulları, Araplar, Allemoğulları, Akmehmetler, Avazcı oğulları, Arısoylar, Arıklar, Boduroğulları, Bokabasmazlar, Bülbüller, Boyacı oğulları, Baldızcı oğulları, Bektaş oğulları, Bali oğulları, Bezirgan oğulları, Canavarcılar, Cin halledenler, Cin Hasanlar, Cingözler, Cığıloğulları, Cırıklar, Coruklar, Çakaloğulları, Cancıoğulları, Cevoğulları, Çongaroğulları, Çenteliler, Çelebi oğulları, Çatal kafaoğulları, Çayanlılar, Çaycı'lar Çerçiogulları, Çiftçi başılar, Çıkrık oğulları, Çelik oğulları, Çürükfakılar, Çadırlı oğulları, Çörekçiler, Cambaroğlu, Caraliler, Çarkacılar, Cennetler, Dayıoğulları, Damaksız oğulları, Daneyemezler, Dedeler, Dede paşalar, Delibaşlar, Davut oğulları, Delialiler, Dişlihacılar, Dırılar, Damyakanlar, Domuşoğulları, Dülgeroğulları, Ebilkasımoğulları, Edipler, Ekmekçiler, Eminbabalar, Emenlioğlu, Enbiyaoğulları, Ethemağalar, Eyvazlar, Efendiler, Fatoğulları, Fettahoğulları, Fesenk oğulları, Fetullahoğulları, Farfaralar, Güssüler, Güdükler, Gecegelenler, Gani oğulları, Gevrekçi oğullar, Gözü küçükler, Gökmenler, Gözü karalar, Gökçeler, Halepli oğulları, Hamiyet oğulları, Hacı dedeler, (Hacıdireler), Hancılar, Hacı hocalar, Hacı Araplar, Hır Hasanlar, Halil Efendiler, Hasan Kahveci oğulları, Hacı oğulları, Hamamcılar, Hodanlılar, Hıralar, Hacak mollalar, Hacı Yahyalar, Hacı Şakirler, Hayriler, Hacı Yunuslar, Hacı Rüştüler, Hüseyin Hasanlar, İpsizler, İspir oğulları, İshak oğulları, İpi çürükler, İnceler, Kalleşler, Katip oğulları, Karabiberler, Kasap oğulları, Kantar oğulları, Kargalar, Kadıhasanlar, Kalaycılar, Kamış oğulları, Kayıkçı oğulları, Kokucular, Kocaboğlu, Kerim oğulları, Karabacaklar, Kırleller, Külhan oğulları, Köse oğulları, Korkusuz oğulları, Kubat oğulları, Kurnazsız oğulları, Kel hacılar, Kötü hacılar, Körüklüler, Kömüsler, Kazılcılar, Kara göbekler, Kuruüzümler, Kibaroğulları, Krallar, Kürtler, Keçeci oğulları, Kolsuzlar, Kuşçular, Kirazlar, Kır aliler, Kumarcılar, Küçük Hasanlar, Omarlar, Osman paşalar, Öksüz oğulları, Osman aliler, Mazlum oğulları, Mazaklar, Mağrıboğulları, Mecekler, Merdanlılar, MollaYusuflar, Mülazımlar, Mehmet bey oğulları, Mısırlı oğulları, Mırık Hacılar, Muratömerler, Nevderoğulları, Nakıplar, Nağmenoğlu, Nazikler, Noyan oğulları, Sertoğlu, Şemniler, Saraklılar, Şavkular, Şerif ağalar, Silecekler, Süllüler, Selveroğulları, Soytarı oğulları, Sadık beyler, Soğan yemezler, Süt kuyular, Songar oğulları, Sofular, Sütkulabıoğulları, Seroğulları, Sabiler, Pıraslar, Palancılar, Potuklar, Pancarlar, Paşa efendiler, Poyraz oğulları, Pomaklar, Resul oğulları, Uras oğulları, Ukaşeler, Yumurtacı oğulları, Yaman aliler, Yüzbaşılar, Yahyalar, Takla oğulları, Tüfekçiler, Tatarlar, Tengirler, Tarakçılar, Turşucu oğulları, Topacıklar, Tiryaki oğulları, Taşçılar, Tatlı oğulları, Taşlı oğulları, Tenekeci oğulları, Tüysüzler, Türkmenler, Tahta külaklar, Zincirciler,Vışvışlar, Zerenler,
ÖZELLİK VE
GÜZELLİKLERİYLE BOR
Ömer Fethi GÜRER
Niğde, doğa ve tarih zenginlikleriyle dolu bir ilimizdir. Köy, kasaba, ilçe merkezlerinde tarihin derinliklerinden günümüze eren özellik ve güzellikleri vardır.
Bu sebeple, Bor ilçemizi BOR ŞEHRİ kitabımın 625. sayfasında anlatırken oldukça zorlandım.
Bor ilçesi, Niğde ilinin tarihi sürecindeki en önemli ayrıntıları günümüze değin taşıyan merkezdir. Doğal güzellikleri ile binlerce yıldır yaşanan Bor(Borıç) Anadolu bölgesinin güneyinde yer alır. Kuzeydoğuda; Niğde Merkez, kuzeyde; Altunhisar, Aksaray; batıda Ereğli, Karapınar, güneyde Ulukışla; doğuda Çamardı ilçeleri ile çevrilidir. Yüzölçümü 1354 kilometre karedir ve Niğde ilimize bağlıdır.
2000 yılı nüfus sayımına göre toplam 63.020 kişi yaşamaktadır. Nüfusun 29.804'ü İlçe merkezi, 33.216'sı kasaba ve köylerdedir. Merkezden sonra en büyük ilçedir. Niğde'ye 13 km uzaklıktadır.
Hasandağı, Melendiz Dağ ve Toroslar'ın çevrelediği Bor, doğuya doğru uzanan bir yayla, güneye ve batıya doğru genişleyip uzayan bir ova konumundadır.
Hasandağı güneyindeki Okçudağı eteklerinden Emen Ovasına doğru uzanır. Emen Ovası alüvyonludur. Bahçeli, Altunhisar, Kemerhisar, Kızılca, Emen, Narazan, Badak, Çömlekçi ova alanı içindedir.
Bor ilçe merkezi tarihi ile ilgili bilgiler sınırlıdır ancak Bor'a bağlı ve yakın kasabalarda daha detaylı tarihi bilgilere erişilmiştir.
Bor'da Kale cami bulunduğu yerde geçmişte Kale olduğu ve ilçe ilk olarak bu yerde kurulduğu söylenir ancak kale kalıntıları kalmamıştır. Bor ilçe merkezinde yer alan tarihi camiler, evler, kiliseler yanında Kemerhisar su kemerleri, Roma Hamamı, Dikilitaş, Bahçeli Köşk Höyük kazı alanı, Roma Havuzu, İftiyan Yediodalar, Gökbez, Çukurkuyu su sarnıçları ve batık kent ile Bor'da yer altı mağaraları bölgedeki tarihi dokuyu anlatan önemli bulgulardır.
Bor yapı olarak vadiyi andıran bir yerde oluşması ve çevrede ki çok sayıda mağara çok eski tarihlerde bu alanlar da da yaşamın varlığının habercisidir. Bor ilçe sınırları içinde yapılan araştırmalarda Hititliler, Geç Hitit Krallığı, Frigler, Kimmerler, Medler, Persler, Romalılar, dönemine ait çok sayıda esere erişilmiştir
Bölgede Tarih ile ilgili ilk bulgular Neolitik dönemde (M.Ö. 725-5500) Bahçeli'de Köşk Höyükten ve Pınarbaşı höyüğünden çıkarılan eserlerdir. (M.Ö. 5500-3000) Kalkolitik Çağa ait Niğde Müzesinde sergilenen eserlerde Geç Neolitik ve Erken Kalkolitik çağları kapsar ki bunlarda Köşk Höyük'te çıkarılmıştır.
(M.Ö. 2000-700) yıllarını kapsayan Eski Tunç Çağlarında Hitit döneminde bölgede yaşam olduğu devredir. Geç Hitit Şehir Devletlerinden Tabal Krallığı içinde kalan Niğde'nin önemli merkezi Tiyana'dır. Hellenistik dönemde (M.Ö. 330-30) Büyük İskender'in komutanlarından Eumenis'in kurduğu Bergama krallığına dahil olmuştur.
(M.Ö. 30 M.S. 395) yıllarında kapsayan Roma dönemi Tiyana'nın geliştiği evredir.(M.S. 395) yılında Anadolu Bizans egemenliğine giren yörede M.S. 600 yıllarından itibaren Sasani ve Pers sonrası Arap istilasına uğramıştır. 931 yılında Arap istilası ile büyük ölçüde harap olan bölgemiz 1071 yılında Malazgirt Savaşı ile Anadolu'ya gelen Türkler fethetmiş ve 1170'lerden sonra Türk egemenliği gerçekleşmiştir.
Anadolu Selçuklularının 1243 yılında Kösedağ Savaşı ile yenilmesi sonrası Moğollar'ın, 1308 yılında bölgeyi yağmalayıp yakıp yıktığı bilinmektedir. Moğol beyliklerinden İlhanlıların egemenliğine giren Niğde bölgesinde İlhanlı Valisi Eretna Beyliğini kurar. 1357 yılında Karamanoğulları bölgede egemendir.
Niğde bölgesi, 1468 yılında Osmanlıların eline geçer, ancak tam olarak 1471 yılında İshak Paşa ile Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlıların egemenliği başlamıştır.
Bor'da, Şehzade Mustafa veya Osman'ın da öldüğü değişik kaynaklarda rivayettir.
Osmanlı döneminde Niğde'nin kasabası olan Bor, 1923 yılında ilçe olmuştur Bir çok şavaş ve saldırı yaşayan bölge XVI. yüzyılda. Celali isyanlarından nasibini almıştır.
Kâh önemli bir merkez, kâh bir şavaş meydanı olan bölgede Bor merkezi Evliya Çelebi "Seyahatnamesinde" anlatır. Kale, camiler, Humman çayı üzerindeki değirmenler, okullar, tekkeler, hanlar, hamamları yazar ve suyunu havasını över.
Yukarıda belirttiğim gibi Bor merkezi, Kale mahallesinde kalıntıları kalmayan kale içinde kurulmuş Humman (Özden) çayı boyunca oluşan vadinin iki yanında genişlemiş ve 1800'lü yıllarda sazlık olan Karaköprü'ye doğru uzanmıştır. Denizden yüksekliği 1150 metredir. Okçu dağı 2700 metre yüksekliği ile en yakın dağ iken doğusunda Aydos, Üçkapılı, Kırkpınar Dağları ile Melendiz Dağı güney batısında yer alan yükseltilerdir. III. Jeolojik zamanda bölgede bir iç denizin olduğu varsayılmaktadır. Bu konuda ciddi bulgu ve iddialarda bulunmaktadır. Vahap Okay "Anadolu Konuşuyor" adlı kitabında Okçu Dağına bakan "Pınarbaşı mevkiinin Emen Ova'sından Leşkeri'ye kadar olan kesimin deniz olduğu elde edilen fosillerden anlaşılmaktadır, demektedir. "Nitekim, Bor bağlarının bitiminde Bor'dan Aksaray'a giderken dağda olan kayalığa Tokalıkaya denilmesi de Emen Ovası'nın denizden dönüşüme uğradığını kanıtlar niteliktedir. Pınarbaşı ve Acıgöl de denizle bağlantılı olabilir" (1986 sayfa: 267) şeklinde yazısını sürdürmektedir. İç deniz konusunda anlatım ve söylenceleri de vardır.
Tarihi, doğası ile zenginliklerle dolu Bor ilçesinin bir diğer özelliği de ünlü Bor pazarı ve günümüze ulaşan el sanatlarıdır.
Bor ilçesinde Salı günleri kurulan Bor Pazarı birden ayrı yerde özelliği olan Pazar yerleri oluşumu ile panayıra dönerdi. 30-40 yıl öncesi İç Anadolu bölgesi en önemli Pazar yerlerinden biri Bor sayılırdı. Farklı illerden ilçelerden Bor'a Salı günü akın olurdu. Bor Pazarında Sebze-Meyve Pazarı, Hububat Pazarı, Hayvan Pazarı, Halı Pazarı, Yoğurt-süt-yağ Pazarı ile demirciler Çarşısı, Keçeciler Meydanı, Kasaplar çarşısı, Bahçeli Kahve önü ayrı yerlerdeki önemli alış veriş merkezleri idi.
Bor'da Halıcılık, Dabaklık, Kececilik, Marangozluk, Bıçakcılık, Köşkerlik, Terzilik, Demircilik(Çan,sac,soba,mangal,kapı kilidi,pencere demiri, bebelere beşik gibi), Kaşıkçılık, İp Boyacılığı(kök boya ile), palancılık,ot yastık yapımı, heybe yapımı, oymacılık önemli iş kolları idi. Yurt genelinde yapılan işler alıcı bulurdu. Halı yurt dışına kadar satışı olurken dabaklıkta Ülke genelinde önemli yere ermişti. Keçelikte söz sahibi konuma eren bölgede AHİ geleneği egemendi.
Esnaflar işlerinde usta yaşamdan da tad alan kişilerdi. Sıra geceleri yapılan Bor'da her öğle esnaflar gruplaşıp tava ve söğürme yeme alışkanlığı vardı. İş ve esnafa ahlakı olarak ilçede dayanışma önemli boyutta idi. Pazara gelen köylü ya da yabancı herhangi bir işyeri önüne alışveriş yaptığı eşyayı emanet bırakır hırsızlık olmadığı gibi koruma sağlanırdı.
Bor ilçesi için ticaret önemli bir olgu idi. Süreç bazı iş kollarını yok etti. Bor'da ticaret geriledi.
İlçe eğitime de önem verilen ve başarılı yöneticilerin çıktığı bir özelliği de vardı. Çok sayıda vali, profesör gibi konumda başarılı kişilerin çıkmasından öte Niğde siyasetinde isim olmuş politikacılarında varlığı bilinendi. Daha 1960'larda Balo, tiyatro, sinema gibi etkinlikler günümüzden çok ilerde idi.
Bor bağları bahçeleri ile de ünlü bir merkezdi. Çukurova'dan yaylacıların geldiği ilçede Üstün Park, Kayabaşı, Pınarbaşı gibi mesire yerleri ilgi bulan alanlardı. Bor'da 30 yıl öncesine kadar halk bağlara taşındığında evlerini yaylacılara kiraya verirdi. Bor, Bahçeli, Kemerhisar'ın elması, armudu, şekerparesi, üzümü meşhur iken Kızılca Pancar ile Çukurkuyu Hayvancılık ile adını duyuran yerlerdi.
Büyüklerimizin sık sık ifade ettikleri : "Bor'un havasını, suyunu ve etini hiç bir yerde bulamazsınız." sözü hâlâ hafızalarımızdadır. Her ne kadar günümüzdeki Okçu suyu geçmişteki özelliklerini taşımasa da, havası kış aylarında çeşitli nedenlerle kirlense de, yine benzer özellikleri ve güzellikleriyle Bor, Niğde ilimizin güzel bir gerdanlığıdır.
İSİMLERLE LAKAPLAR
BOR'da ailelerin yanı sıra bazı kişiler de adlarının önüne konan isimlerle bilinirdi. Canavarın Hüseyin, Tenekeci Raşit, Kantarcının Osman, Kalp Cemal, Fışfışın Hacı Ahmet, Mırık Hacının İbrahim, Kuşcu'nun Rasim, Naziğin Abdullah, Tahtakülağın Selahattin, Sağır Bekir'in Ali, Yeşilin Mehmet, Çürükfakıların Nuri, Çavuşun Kenan, Naylon Duranın Selahattin, Ayerlilerin Mustafa, Beylerin Oğlu Abidin, Sınıkçı Cancının oğlu İhsan, Devenin Cemal'in oğlu Mehmet, Dedenin oğlu Ali, Karakelle, Cörcör Mehmet, Farfaranın Yaşar, Alaman Mahmut, Tatarın Ali, Ahlakın Nail, Çonganın Arif, Gökşenlerin Şeref, Ateşin Oğlu Yaşar, Edibin Mahmut, Kel Hacı, Zincircinin Mahmut, Körüklünün Hafıze, Kırlelelerin Pembe, Tandır kızı, Cingözlerin Nevriye, Ak kadın, Ceridin Hasan, Tengirin Mehmet, Andeliplerin Rıza, Falcı Nuriye, Zemberekçi Nail, Çerçi Apti, Arığın Kemal, Mazakların Kazım, Çatal kafa, İlaldılı Ali, Kolsuzun Sarıoğlan, Mülazımın Osman, Eşref’in Hüsnü, Potuk Mustafa, Güzel Osman, Cavganın Mehmet, Abuşun Abdullah, Meceklerin Yusuf, Sucu Aptinin Mahmut, Çayanlı İbram, Bulgur döven Nuhağa, Kececi Mevlüt, Güssüllerin Şuayip, Paraparların Tahsin, Kasapoğlu Arif Aytekin, Battaloğlu Neşet, Kara Nizam, Canavarcının Hüseyin, Karaçocuk, Kedi Kemal, Barbilli Rasim, Kopuk Asım, Hırhasanların Zeynep, Çavuş'un Ali, Köroğlu Mustafa, Yalın ayak Abdullah, Bebekçi Hüseyin, Ahretliğin Hasan, Civelek, Kolsuz Mevlüt, Cavganın Ahmet, Kolsuz Ethem, Aç Hasan, Tarzan Mustafa, Çapanoğlu Mustafa, Kör İsmail, Kel Yaşar, Kralın Hasan, Pomakların Mehmet, Saraç'ın Mustafa, Kayalı Ahmet, Kedi Kemal, Öksüzoğlu, Hacıbücüklerin Yaşar, Fındığın Arif, Paraparalar'ın Tahsin, Congar'ın Mevlüt,Ahmet, Cin Hasan,Cin Ali, Malkaçoğlu Hüseyin, Sarı Kenan, Bıçakçı Mehmet, Kaşıkçının Nihat, Rahimelerin Ali Ağa, Kaz Nail, Cendirin İzzet, Kopuk Asım, İlaldılı Fikret, Kumarcının Mehmet, Tırıklı Hüsüyün, Parlak Mehmet, Ağanın Mehmet, Patır Sami, Karakilit, Dombay, Kuşbokunun Tahsin, Evliya Hüseyin, İnce Tahir. Yalınayak Abdullah, Kevgirin Nihat, Karabacağın Eyvaz, Kelepirci Mahir, Çete Muarrem, İpsizin Ahmet, Cinhalledenin Ahmet, İmpala Yaşar, Taşcı Zeki, Çekicin Fadime, Barabilli Rasim, Santo Ayhan, Tat Naci, Dokuzun Ali, Pırasın Mehmet, Kolsuzun Hasan, Dırıların Durmuş, Damayakan Mehmet, Süllü Ali, Kala'da Kalağın oğlu, Salağın oğlu, Orta mahallede Çolağın oğlu. Yalın ayak İbrahim, Takmaş'ın Mehmet, Şerif Ali'nin Kör Hasan. Tüm tüm hoca, Çakmağın Mehmet, Bıdıbıdı hoca, Cıdırı, Hacı Yaldır, Hacıbücüğün Hüsnü, Katiplerin Tahsin, Tengirin Şıh.
"Bor Şehri"
kitabının 2. baskısı tamamlandı...
Yakında kitapçılarda!
NİĞDE BASININDA 30 YIL VE BOR ŞEHRİ KİTABI
Genişletilmiş 2. Baskısı Nedeni ile
"NİĞDE KÜLTÜR SARAYINDA 17 MART 2006 CUMA GÜNÜ SAAT 15.OO'DE DÜZENLEYECEĞİM KOKTEYLE SİZİ DE BEKLİYORUM."
SAYGILARIMLA.
30 YIL VE TEŞEKKÜR
ÖMER FETHİ GÜRER
Niğde'de yerel basında ilk yazım Yeşil Bor gazetesinde çıkmıştı. Ardından Yeni Bor gazetesi Niğde'nin Sesi gazetesi, Niğde Hamle gazetesi, Aksaray Uluırmak Gazetesi, Aksaray Hasan dağ gazetesi, Konya Ereğli Nevşehir gazetesi derken Hürriyet ve Cumhuriyet Muhabirlikleri devam eden bir süreçle yazmayı sürdürdüm. Niğde Anadolu gazetesi, Niğde Başkent Dergisi,Niğde Haberci Sitesi, Niğde Onurlu Hamle sitesi, Kent Haber sitesi son dönemde yazdığım yayın organları oldu ve 30 yılda 5 bini aşkın Niğde ile ilgili yazan oldum. bU süreç sonunda 30 yıl ve Bor ilçemiz ile ilgili kitap nedeni ile bir kokteyl düzenledim. Sanırım Niğde basınında bir ilk oldu. Toplantı açışını Niğde Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hayrettin Yenel Yaptı. Niğde CHP Milletvekili Orhan Eraslan, Niğde Belediye Başkanı Mümin İnan, Niğde Başkent Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Dr.Yunus Nadi Özdamar, yazar Yaşar Ekenel. Yeni Bor gazetesi Sahibi Abdurrahman Yılmaz ve yazar Hacı Angı konuşması sonrası kısaca duygularımı dile getirdim. Niğde adına mutlu olduğum toplantıya Niğde Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Mahmut Uğur Çetin, Niğde Valisi Gündüz Beder, Bor Kaymakamı Şenol Bozacıoğlu,Niğde İl Emniyet Müdürü Feridun Boz Bağkur İl Müdürü, Kamil Şahinoğlu, Kültür ve Turizm Müdürü O. Murat Süslü, Müze Müdürü Fazlı Açıkgöz, İl Genel Meclis üyelerimiz Sıtkı Erat, Ferhat Sefalı, Eski Niğde Belediye Başkanı Ahmet Oğuz Özmen, Ulukışla ilçemiz Belediye Başkanı Hacı Avşar, Bahçeli Belediye Başkanı Fatih Kaya, Niğde Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Mesut Türkben, Öğretim Üyeleri Prof Dr. Fahri Özbayoğlu, Mahmut Çınar, Rıfat Battaloğlu, Niğde 3.noteri Güler Türksev, Niğde Kütüphane Müdür Vekili,Bor Kütüphane Müdürü Ayhan Naipli, Bor İş Bankası Müdürü Adil Akdoğan,Niğde Doğruyol Partisi İl Başkanı Naim Eren, Niğde CHP merkez ilçe Başkanı İbrahim Özer, Bor ilçesi AK Parti İlçe Başkanı Erdal Niğdelioğlu ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, Niğde Spor Başkanı Mülhak Aydınlık, Bor İlçesi CHP ilçe Başkanı Mustafa Giray eski başkanlar Akif Üstün,Fikri Saraçoğlu, Mesut Özcan'a ve Yönetim Kurulu üyelerine, Bor Şöferler Odası Başkanı Kenan Özer, Bor Kahveciler Oda Başkanı Mustafa Tutumlu, Bor Terziler Oda Başkanı Bekir Binay, Yaşar Kirazlar, Bor Şeker İş Sendika Şube Başkanı Celal Tuğrul, Bor Harp İş Sendikası eski Başkanı Metin Özbilgin, Bor Eski Kaymakam Vekili Ziraat Mühendisi Ayhan Çatallı, Niğde eski il Genel Meclis üyeleri Akif Üstün ve Ulvi Gülsever, Altunhisar eski Belediye Başkanı Kemal Dilcan, Yeşilyurt Eski Belediye Başkanı Ahmet Tanker, Kemerhisar Eski Belediye Başkanı Dr Bülent Ilgaz, Bor Belediye Başkan adayı Sami Şadan Eriş, Av.Hazım Mengi milletvekili adaylarından Mümin Akgül, Niğde eski Belediye Meclis üyesi Suat Sungur, Bor Meclis üyesi Turgut Duras, Ulukışla Devlet Hastanesi Eski Müdürü Fatih Çukur,Dr Kani Karaca Atabey Lisesi Müdürü İbrahim Yiğit, Uğur Arıbaş ve öğretmenleri, Fahri Kirt Okulu Müdürü Tevfik Güreser, Niğde ve Bor okullarında görev yapan değerli öğretmenler, farklı birimlerde görev yapan değerli hemşehrilerim, okul arkadaşlarım ve tabii ki Niğde adına bu günümde beni yalnız bırakmayan Niğde Anadolu gazetesi sahibi Faruk Gürbüz, Kazım Karakaya, Kenan Gürbüz, Niğde Hamle Fatih Kızılkaya, Niğde Haber Ali Nail Kadı, Niğde Gündem Bekir Mumcu, İskender Çetin, Onurlu Hamle Av. Osman Üçer, 51 Haber İsmet Ünver, Yeşil Bor Mahmut Şimşek, Yeni Bor Abdurrahman Yılmaz, Bor'un Sesi Recep Ulusoy, Niğde'nin Sesi, Niğde Tv Hazma Tav Ve Bor Fm Necmi Pişkin ile yazar Fevzi Büyükvural, Sunay Türker, Yaşar Gül, Sabri Özdağ, Fikret Dikmen,Tunay Özkan ve muhabirleri ile İ.H.A Niğde Temsilcimiz Taha Acar, DHA Uğur Mart ile bu günümü gazetelerinde geniş olarak duyurmak inceliği gösteren Hamle gazetesi Sahibi Ali Osman Sayın ve yazı kuruluna, Gündem Gazetesi Sahibi Mustafa Giray ve yazı kuruluna, Niğde Haber gazetesi sahibi Murat Sezgin ve yazı kuruluna ayrıca Niğde sevdalısı tüm dostlarım ile Telgraf gönderen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Eski Niğde Valisi halen İstanbul Valisi Muammer Güler, Eski Niğde Milletvekili İsmail Güven, Gümüşhane Emniyet Müdürü Hemşehrimiz Ali Tom, şair yazar Leyla Yurdakul, Sebahat ve Cahit İnsel, İle telefonla mazereti nedeni ile katılamadığını ileten Eski Devlet Bakanı Akın Gönen, Milletvekili Rıfat Yüzbaşıoğlu, Bor Belediye Başkanı Yavuz Can, Mak. Müh.Odası temsilcisi Attila Yıldız ve çiçek gönderen Yavuz Çınar, Emre Çalapkulu, Bor İş Bankası, Bor Şöferler Odası Başkanına, Aydın ilinden sağlık sorunlarını hiçe sayarak bu günüme katılmaya gelen Amcam Azmi Gürer, Adana'dan Halam Mesrure Poyraz, Mersin'den Halam Mebrure Yurttaş'a, akrabalarım Mustafa Silav, Şükriye Kuzu, Zafer Atalay ve Eşi ile çocukluk ve mahalle arkadaşlarıma ve bu günde benimle görüşme inceliğinde bulunan yazılarımı okuyarak toplantıya ilgi gösteren okurlara, plaket ile onurlandıran Niğde Başkent Vakfı Başkan ve yöneticilerine, ayrıca bu toplantı için farklı illerden gelme inceliği gösteren dostlarıma, Bor Şehri kitabı almak inceliği gösteren tüm dostlara, acemiliğim ile kimi eksikliklerimin yanında adını not alamadığım anamadığım ama bu günde beni yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Adını eksik yazdığım oldu ise hoş göreceğini umuyorum. Çünkü ilk kez peş peşe 150 kitap imzalamak gibi bir noktada ilgi yoğunluğu yaşadım. Sağ olun. Var olun. Niğde için bunca yıl yazdıklarım için yaptığım ilk öncülük umarım devamı gelir. Destek olan, katkı veren kimi zaman gözlerimin dolmasına neden olan günümü yaşamımın özel bir günü olarak düne emanet ettim. Bugüne kadar hiç ama hiç kimseyi üzmeden içimden gelenleri yazdım. Bundan sonrada öyle olacağım ama varsa dünde üzdüklerimdende bu vesile ile hoşgörü diliyorum. AMACIMIZ DAHA GÜZEL DAHA YAŞANIR, DAHA ÇAĞDAŞ VE TARİHİ İLE BULUŞAN DEĞERLERİNİ SAHİPLENEN BİR NİĞDE İSTEĞİ. Bu yolda yürümeye devam edeceğim. Tekrar tekrar katılan ve destek olan herkese teşekkür ederken Niğde için önemli bir açılış nedeni ile gittiği yerden toplantı için dönen ve toplantı sonu dahi olsa gelme nezaketi gösteren Vali Gündüz Beder ve Niğde milletvekilimi ile salonu tahsis eden Kültür ve Türizm Müdürü Murat Süslü'ye bu anlayışını da kayda geçirip teşekkür etmeyi ayrı bir sorumluluk sayıyorum.
OSMAN ÜÇER VE ÖMER FETHİ GÜRER
BOR ŞEHRİ
Sevgiler, saygılar ve mutlu insanlar
Ayrı bir heyecanla kurulur pazarlar
Çan, çıngırak, heybe, saç, kepe kepenek
Ne çok el sanatı var bir bilsek
Rahatı sevmez Bor halkı
Durmadan üreterek, çabalar, çalışır,
Sabah erkenden işe koşar, selam vererek
Her gün yeni bir heyecanla başlar,
Kimi işine, kimi de bağlara, bahçelere taşınır
Okumuşu çoktur, aydındır Bor halkı
Üretken insanları yetiştirir çok çeşitli has meyveleri
Yaşamın rengidir bağları ve bahçeleri
Tarihe uzanır değişik kültürleri
Buluşmuştur hepsi bu güzel topraklarda
Seyre doyum olmaz Kayabaşı'ndan Ova
Bu topraklarda doğa da bir başka
Hayatta bir başka
Bir yanı bozkır, bir yanı yeşil örtü
Kışları sert, yazları ise yayla
İnsanları sevecen ve mutlu
Alışmıştır her koşulda yaşamaya,
Eller dua için açılırken huşu ile,
Memleket sevgisi vardır içten içe,
Her köşesinde ayrı bir anı yaşar,
Bor'u gezen insan gördüğüne şaşar
Tarihi evleri, kiliseleri, camileri,
Her köşede var dünün izleri
Bir yol uzanınca Kemerhisar ile Bahçeli'ye,
Ötede Çukurkuyu,Gökbez, İftiyan sanki seslenir.
Yaşarken tarihten gelen eserleri,
Balcı'da anıt kestane ağacı ovayı selamlar
Gezdiğiniz yerde doğa ile tarih sanki birlikte oynar...
Yemek vakti geldiğinde birer birer kurulur sofralar
Söğürmeler, kavurmalar, tavalar
Olmaz ise çökelek ile dürümde var
Ve gün geceyle buluştuğunda
Evlerde bir dost meclisi kurulur sonra,
Günlük anılar anlatılır orada
Geçmişle bağlantılar kurularak...
Sevgiler yoğundur, komşulukta yürekten,
Bor'da yaşanır gündüzde gecede,
Güzellikler samimi ve içten,
Gerçek içinde gerçekten...
ÖMER FETHİ GÜRER
Akkaya barajı Niğde için başladığı günden beri bir nedenle sorun olagelmektedir. Önce yapılması, ardından yer konusu tartışıldı. Yapım başladı, zemin sorunları oluştu.O çözüldü.Su tuttu, tutmadı derken verimli kullanım için yollar arandı. Bir ara balıkta ekildi.Ardından Niğde ve çevre atıkları ile sıkıntı başladı. Arıtma oldu, olacak, yapıldı, yapılacak derken bataklık konumuna geldi. Niğde Belediye Başkanı basın mensupları ile toplantıda bu tesisinde dört aydır yine çalışmadığını açıklıyor. Baraj atıklarla zorlanırken birde Üniversite inşası o bölgede başladı. Belki bölgenin kurtuluşu içinde Üniversite bir vesile olacak yada tümden bu bölge elden çıkacak. Görünen o ki sorun büyük ve acil çözüm şart.
Niğde Belediye Başkanı Mümin İnan yerel basına yaptığı açıklamada :
- "Evet, artıma tesisimiz 4 aydır çalışmıyor. Teknoloji eski bir teknoloji olduğu için sürekli arıza yapıyor. Bu bizim dönemimizden önce İller bankası yapmış. Bizde sürekli arıza yapan bu tesis için İller bankasından inceleme yapmasını ve rapor hazırlamasını istedik, Bu raporun neticesine göre onarım gerçekleşecek. Birazını ihale usulü ile, birazını da kendi atölyelerimizde yapacağız ve arıtmayı çalıştıracağız. Bu tesis için yapılan spekülasyonlar da gerçeği yansıtmamaktadır." Diye konuşmuştu ve çalışmaların ihale sürecine erdiğini açıklamıştı.
Bu açıklama olayın ne boyutta olduğunun somut kanıtıdır. 2002 yılında Niğde raporuna yansıyan ve tehlikenin boyutları ile irdelendiği çalışmadan 2006 yılında gelinen noktanın bu olmaması gerekirdi. Niğde-Bor yolu, Niğde evleri, Kızıl Elma parkı gibi alanlarda çalışmalarda bulmuş olan belediyenin özellikle Bor ve çevresinin sağlığı açısından bu denli önemli bir alana atık suların arıtma olmadan akmasından daha çok kaygı duyması gerekirdi. İller Bankası sorumluluğu yada eksikliği varlığı sorunun önemini azaltmaz. O anlamda yapılması gereken mutlaka hızlı ve derhal müdahale olmalıdır.
Niğde için bu çok çok önemli konuya belediye olanakalrı yetmiyorsa mutlaka hükümetin el koyması gerekir. Hükümet bu anlamda Niğde Belediyesine katkı sağlamalı ve arıtma için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Sonuçta insan sağlığı önemlidir. Bor bölgesinde yer altı suları ile bağ bahçe sulamaları yolu ile insanların risk altında olduğu unutulmamalıdır. Şimdiye kadar bir şey olmadı yarında olmaz anlayışı felaketi getirir.
Bu bağlamda kurumlar arası işbirliği şattır. Vali başkanlığında milletvekilleri, Belediye başkanları,Üniversitemiz rektörü ve ilgili birim müdürleri ortak konuyu sahiplenip önemsemelidir.
Baraj olarak tanımladığımız alan son yıllarda gölet konumuna geriledi ama yolunu şaşırıp sorunlu bölgeye birde göçmen kuşlar kalkıp geldi. Kuşlarda gelmesi bölgedeki kirlenmenin daha çok gündeme taşınmasına vesile oldu. Niğde kamuoyunda duyarlı birkaç kişi çabaları dikkat çekti. Üniversite öğretim görevlisi Bekir Necati Altın ilk meşaleyi yakanlardan biri oldu. Birkaç gönüllü öğretim üyesi ile Akkaya kurtarılması için çok çaba ve uğraş başlattılar. Niğde Üniversitesi Rektörü Prof.Dr Hamza Uygun konuyu önemsedi.
Üniversitesi Rektörü Prof Dr Hamza Uygun Akkaya kurtaralım çağrılarına "üniversite olarak yapılması gerekenler için biz hazırız" dedi. Bu anlamda gayret vardı ama Niğde Belediyesi arıtma tesisi çalışmaz ise bu sorun nasıl aşılacaktı? Baraja ulaşan her kirliliğin engellenmesi uğraşları varken dahi arıtma tesisi çalışmaz ise sonuç gelirmi?
Üniversitede Rektör yardımcısı Prof. Dr. Adnan Görür, Mimarlık Mühendislik Fakültesi Mimarlık Bölümü Başkanı Yrd.Doç. Lale Güremen Şehir planlamacısı Hayri Güven : "Akkaya Barajını kurtarılması ve kampus alanının düzenleme çalışması projesi" üzerinde uğraşları var. Ancak olabilirliği herhalde belirli şart ve uygulamalara bağlı. Yoksa proje ile çözüm bitmiyor ki.
Bölgede olması yapılması, gerekenler bilinir noktada sorunun kökten çözümü bekleniyor. Bu aşamada söylenen ve yapılanlar var ama Akkaya kurtuldu demek için önce Belediye arıtma işini yeni baştan ele alıp çözmesi gerekiyor. Ya da Niğde atıklarının su ile buluşmaması sağlanmalı, oda görünürde olası gibi değil. O arada ekolojik denge bu çalışmalar sonuna kadar dayanır mı? Onuda bilmek zor.
Akkaya Barajı sulama suyu amacı ile çok önemsenen bir uğraştı ancak suyu besleyen kollara o denli çok gölet yapıldı ki dünde gelen su sanki kalmadı. 1935'li yıllarda sel olacak kadar gür akan ırmaklarda şimdilerde su önündeki engeli zor alıp taşıyor.
Kent Orman çalışması içinde barajın tüm çevresi de o kapsamda ele alınıp düzenlenmesi yapılamaz mı idi?
Kent Orman projesi o bölgede dünden gelen ormanlık alanın düzenlenmesi olduğuna göre o alanın içinde AkKaya barajı ayrı düşünülemez. Çalışmalar tamamlandığında bu alanda bu yönlü bir çalışma devam ederse Üniversite ile beraber yapılması gerekenler ele alınır devletinde desteği sağlanırsa hızlı yol alınmış olur.
İl Özel İdare, Fertek, Koyunlu belediyeleri, Organize Sanayi ve Üniversite ile Niğde Belediyesinin Akkaya barajına yönelik çaba ve çalışmalarda el ele olması olağandır Çünkü bu dokunun Niğde için ciddi bir sorun olduğu ve sorunun oluşumunda anılan yapılarında rolü bulunduğu bilinendir. Arıtma tesisleri olması çalışması şarttır. Yetmez çevre düzeni denetimi kontrolu önemsenmesi ile Akkaya geleceği kurtulur. Doğal kanalizasyon merkezi olmaktan çıkar.
Ömer Fethi GÜRER
Bor - 18.10.2006
Yunanlılar, Niğde yöresindeki yemekleri sahipleniyorlar
Ömer Fethi GÜRER
TÜRKİYE Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı tarafından Türkçe basılan "Kapadokya Lezzetleri" kitabını okuduğum da Rumların, Gaziantep baklavalarını sahiplenmeden önce Niğde yemeklerini "Rum yemeği" olarak tanımladığını görerek şaşırdım. Niğde Bor İlçesi anlatan "Bor Şehri" kitabımda halen Niğde yöresinde yenilen yemekleri derlemiştim. Sula Bozis tarafından yazılan "Kapadokya Lezzetleri" kitabında ise bu yemeklerin bölgede yaşamış Rumların yemeği şeklinde sunulduğunu gördüm. Öyle ki Niğde'nin Uluağaç köyünde doğmuş Anastasia Tanasoğlu tarifi ile "Deveci Pilavı" yapılışı anlatılıyor. Mantarlı bulgur Niğdeli Rumların günlük yemeklerindendi, deniyor.
Tahinli pide dahi Rumların böreklerinden sayılıyor.
İşte yemek tarifleri verilerek, Hıristiyanların dini ve özel günlerde Kapadokya'da yaptıkları ve Rumlara mal edilen yemekler: Yoğurtlu çorba, köfteli çorba, domates çorbası, tahinli çorba, et çorbası, kuzu ciğeri çorbası, acılı Salata, mercimek salatası, güveçte yumurta, mantarlı yumurta, pastırmalı yumurta, kaygana, un köftesi, çılbır, kuru bakla yemeği, mercimek köftesi, lahana dolması, patlıcan dolması, kavurmalı börek, tahinli pide, yağlı bohça böreği, bakla dolması, mantarlı bulgur, nohut köftesi, kırmızı mercimekli bulgur, deveci pilavı, çömlekte mercimekli nohut yemeği, çömlek kebabı, sulu mantı, ayva dolması, kuru kayısı ve erik dolması, keşkek, koyun kaburga dolması, kaymaklı kadayıf, yoğurt tatlısı ve bu yemekleri tatlıları birer anlatı ile hangi özel dinsel günde yendiğini de kitapta yer veriliyor.
Kitapta yöresel kültür düğün v.s gibi kimi özel günler ile gelenek görenek olarak halen yaşananlarda kısmen Rumların yaşamı içinde aktarılıyor.
Bu kitap Tarih Vakfı'nca Türkçeleştirilirken, Kapadokya bölgesinde acaba bu yemeklerle ilgili bir inceleme yapıldı mı? Keza Yunanistan'da basılan bu kitap gibi Türkiye'ye göç edenler de, Yunanistan'daki kimi özellik yada yemekleri sahiplenen bir kitap yazsalar, bunu Yunanistan'da bir vakıf yayınlar mı? Acaba bu kitapta Rum yemekleri anılan yemeklerin tamamı Yunanistan'da halen de en geçerli yemek mi, yoksa Kapadokya'da mı bu yemekler devam ediyor?
Soruları uzatmak olası ama görünen o ki bu topraklarda yaşayanların ortak kullandıkları kimi özellikler bir yerde Yunanlılarca kendilerine mal edilmeye çalışılıyor. Oysa kitabın adında "Kapadokya Lezzetleri" Kapadokyalı Rumların yemek kültürü yazılarak o bölgede yaşayan herkesin ortak yemekleri bir yerde Rumlarca tek taraflı sahiplenilmesini sanki Türkçe basım ile Tarih Vakfı'nca onaylanır gibi.
Düşündüren de bu!
Ömer Fethi GÜRER :
"NİĞDE'Lİ DERNEKLER FEDARASYONU KURULDU..."
BAŞKAN HAFİZE ŞAHİNER NİĞDE'Lİ DERNEKLERE ÇAĞRI YAPTI!
Haber Niğde Sitesinde!
D ü z e n l e m e : S a b i h a C A N I T E Z
|